“diyeceğim şu ki ben otuzumda, o uzun ikibinyirmidört yılında, yemek yapmayı bıraktım. onun yerine sabırsız bir sabırla bekledim; bir ev kurmayı tekrardan. ”
mayıs’tan yeni deneme.
ortalığı velveleye veriyoruz
“diyeceğim şu ki ben otuzumda, o uzun ikibinyirmidört yılında, yemek yapmayı bıraktım. onun yerine sabırsız bir sabırla bekledim; bir ev kurmayı tekrardan. ”
mayıs’tan yeni deneme.
mayıs’tan bol malzemeli ve lezzetli bir deneme.
LGBTİ+ öykücü ve denemecilere yer verdiğimiz Eflatun Koza’nın yeni konuğu çok kişisel bir mektubu andıran denemesiyle Dicle.
Ulaş Sona, geçiş sürecinde kendisine yollamaya başladığı, Berlin-İstanbul-Eskişehir üçgeninde gidip gelmeyi sürdüren mektuplarına kaldığı yerden devam ediyor.
Ulaş Sona, geçiş sürecinde kendisine yollamaya başladığı, Berlin-İstanbul-Eskişehir üçgeninde gidip gelmeyi sürdüren mektuplarına devam ediyor.
“Bir transın içindeki kişilere yazdığı mektuplardan oluşur. Bu bazen iki bazen de daha çoktur.”
Ulaş Sona’dan geçiş sürecinde kendisine yolladığı, içinde keşifler, gurbetler, kabullenmeler, devrimler, hüzünler, ayrılıklar, sevinçler, özlemler geçen mektuplar.
Çok uzun zamandır süren ve her gün yenileri eklenen yasaklar, hükümetin LGBTİ+ karşıtı siyaseti, Büyük Aile Buluşması, yeni anayasa cenderesi ve nicesi.
Ali Can nefret olup üzerimize yağan gündemi ve yarattığı his sağanağını yazdı.
Hilal Esmer yas serisinin ikinci bölümünde zor bir dönemin düşünce akışının güncesini tutuyor.
Dertsiz, tasasız, transfobiye maruz kalmadan, cinsiyetine dair saçma sapan şeyler duymadan bir gün geçirmek isteyen bir transın iç dökmesi.
Ari P. Büyüktaş hem yazdı, hem de trans müttefikleri için bir rehber çevirdi.
“Bu yol hikayesi aslında benim her günüm. Her gün yataktan kalktığımda bu yola çıkıyorum. Sadece işemek için verdiğim mücadeleyi, kurduğum stratejileri bilenler anlayacaktır zaten. Bilmeyenler için de anlatmaya çalışıyorum.”