Avrupa Konseyi’nin LGBTİ’lere Karşı Artan Nefretle Mücadele Kararı

Avrupa Konseyi’nin 25 Ocak 2022’de oy çokluğu ile kabul ettiği, uluslararası kamuoyunda LGBTİ hakları açısından büyük bir kazanım olarak karşılanan kararı LGBTİ’lere yönelik artan şiddete dikkat çekiyor. Konsey üyeleri AKP’li Mehmet Mehdi Eker ve MHP’li Kamil Aydın’ın hayır oyu, CHP’li Ahmet Ünal Çeviköz’ün ise evet oyu verdiği kararın tavsiye metnine ayrıca HDP’li Feleknas Uca ve yakın zamanda Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Sosyal İşler, Sağlık ve Sürdürülebilir Kalkınma Komitesi Başkanlığı’na seçilen CHP’li Selin Sayek Böke de evet oyu verdi. Karar, kıtada yükselen “trans karşıtı ideolojiyi” ve toplumsal cinsiyet karşıtlığını da bu şiddetin nedenleri arasında gösteriyor.

Fourat Ben Chikha’nın (Belçika, SOC) raporuna dayanan kararı kabul eden Meclis, özellikle Macaristan, Polonya, Rusya Federasyonu, Türkiye ve İngiltere’de “birkaç yıldır LGBTİ’lerin haklarına yönelik geniş çaplı ve çoğu zaman ölümcül olan saldırıları” şiddetle kınadı ve son yıllarda kaydedilen önemli ilerlemelerin bugün tehdit altında olduğunu vurguladı.

Meclis tartışması esnasında karar metnindeki özellikle trans-karşıtı ve toplumsal cinsiyet karşıtı söylemleri kınayan kısımların değiştirilmesine dair talepler olduğu gözlemlense de, bu taleplerin karardan çıkarılmasına karşı çıkılarak transfobik söylemlerin ve artan nefret söylemini körükleyen yaklaşımların karar metnine yansımasına engel olundu. Raportör Fourat Ben Chikha, raporu zayıflatacak bu tarz değişiklik taleplerinin kararın oylanma aşamasında meclis tarafından reddedildiğini belirtti.

Kabul edilen karar için hazırlanan rapora dair 8 Ekim 2021’de Transgender Europe (TGEU) kendi web sitesinde yayınladığı metinde, raporun toplumsal cinsiyet karşıtı hareketlerin ideolojisini açığa çıkararak bunun nasıl sadece bir araçsallaştırma olduğunu ve nefret söylemlerinin siyasi güç kazanmak ve daha geniş insan hakları ve demokrasi karşıtı siyasi gündemleri teşvik etmek gibi başka siyasi amaçları olduğunu doğru bir şekilde açıkladığını, bu tarz hareketlerin iyi organize edilmiş ve diğer grupların yanı sıra LGBTİ’ler için tehlikeli olduğunda ısrar ettiğini belirtmişti.

Özellikle karar metinde adı geçen beş ülke (Macaristan, Polonya, Rusya Federasyonu, Türkiye ve İngiltere) açısından Avrupa Konseyi’nin bu kararı daha kritik bir önem taşıyor. Avrupa Birliği Komisyonu, 2021 yılında Macaristan ve Polonya hakkında LGBTİ haklarının ihlali üzerinden yasal işlem başlatmıştı

Aynı gün Avrupa Konseyi Parlementer Meclisi’nde oylanarak kabul edilen bir diğer karar ise Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan’daki LGBTİ’lere yönelik hak ihlallerine dair ilgili ülke makamlarına doğrudan çağrıda bulunuyor.

1. Geçtiğimiz birkaç on yılda, Avrupa genelinde LGBTİ’ler için eşit hakların gerçeğe dönüştürülmesine yönelik önemli ilerlemeler kaydedildi. Tablo her ne kadar dengesiz dağılsa da ve devletten devlete değişiklik gösterse de, genel olarak nefret suçu ve ayrımcılıkla mücadele yasaları güçlendirildi, yasal cinsiyet tanıma prosedürleri basitleştirildi, interseks kişilerin vücut bütünlüğü daha iyi korunmaya başlandı ve gökkuşağı ailelerin hakları giderek daha fazla tanındı. Bu önemli ilerleme, yetersiz de olsa memnuniyetle karşılanmaktadır.

2. Ancak son yıllarda, Avrupa Konseyi’nin birçok üye devletinde LGBTİ’lere, topluluklara ve kuruluşlara karşı nefret söylemi, şiddet ve nefret suçlarında belirgin bir artış görüldü. Parlamenterler Meclisi, LGBTİ’lere yönelik nefret söyleminin, karalamanın ve günah keçisi ilanlarının önemli bir bölümünün ve bunların yanı sıra sivil haklarının kullanılmasına yönelik geniş çaplı saldırıların, hükümet temsilcileri de dahil olmak üzere siyasiler ve dini liderlerden geldiğini derin bir endişeyle not etmektedir.

3. Meclis, herhangi bir ülkede LGBTİ’lerin insan haklarına halihazırda sağlanan korumanın kapsamına bakılmaksızın, tüm Avrupa’da gözlemlenebilen bu olguları esefle karşılamaktadır. Ayrıca, Macaristan, Polonya, Rusya Federasyonu, Türkiye ve Birleşik Krallık’ta birkaç yıldır LGBTİ’lerin haklarına yönelik kapsamlı ve çoğu zaman şiddetli saldırıları kınamaktadır.

4. Bugün tanık olduğumuz artan nefret, sadece bireysel önyargının bir ifadesi değil, Avrupa kıtasındaki LGBTİ’lerin insan haklarına yönelik sürekli ve çoğu iyi organize edilmiş saldırıların sonucudur. Homofobi, bifobi, transfobi ve interseksfobinin bireysel ifadeleri, son derece muhafazakar hareketlerin, kıtadaki toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti sürdüren cis- ve heteronormatif toplumsal yapılara meydan okuyan herkesin kimliklerini ve gerçeklerini bastırmaya çalıştığı daha geniş bir bağlamda ortaya çıkıyor ve LGBTİ’leri olduğu kadar kadınları da etkiliyor.

5. Meclis, LGBTİ’lerin eşitliği için verilen mücadeleyi “toplumsal cinsiyet ideolojisi” veya “LGBTİ ideolojisi” olarak yanlış nitelendirdikleri şeye indirgeyen, son derece önyargılı toplumsal cinsiyet karşıtı, “Toplumsal Cinsiyet Karşıtları” (gender-critical) ve trans karşıtı anlatıları kınıyor. Bu tür anlatılar, LGBTİ’lerin varlığını inkar ediyor, onları insanlıktan çıkarıyor ve genellikle haklarını kadın ve çocuk haklarıyla veya genel olarak toplumsal ve aile değerleriyle çelişiyormuş gibi gösteriyor. Tüm bunlar LGBTİ bireyleri olumsuz etkilerken, kadın ve çocuk haklarına ve sosyal bütünleşmeye de zarar veriyor.

6. Meclis, bu tür söylemlerin LGBTİ eşitliği, cinsel ve üreme hakları ile kadın ve çocuk haklarının gelişiminde durgunluğa ve hatta gerilemeye yol açmasını ve bunu yaparken demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne doğrudan bir meydan okuma teşkil ediyor oluşunu esefle karşılamaktadır. Birçok ülkede, LGBTİ’lerin haklarının korunmasını iyileştirmeyi amaçlayan yasama süreçleri durmuş ve bazılarında daha önce elde edilen birçok ilerleme geri alınmıştır.

7. Son yıllarda elde edilen önemli ilerlemeler bugün tehdit altındadır. Daha fazla gerilemeyi önlemek için hızlı tepki vermek ve LGBTİ’lerin haklarına saygıyı teşvik etmek için aktif olarak çalışmak elzemdir.

8. Yukarıdakilerin tümü ışığında, özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (ETS No. 5) ilgili hükümlerine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına, ayrıca Meclis’in 2239 (2018) sayılı kararına atıfta bulunarak “Özel hayat ve aile hayatı: cinsel yönelimden bağımsız olarak eşitliğin sağlanması”, Karar 2191 (2017) ve Tavsiye 2116 (2017) “İnterseks kişilere karşı insan haklarının desteklenmesi ve ayrımcılığın ortadan kaldırılması”, Karar 2048 (2015) “Avrupa’da trans bireylere karşı ayrımcılık ”, Karar 1948 (2013) ve Tavsiye 2021 (2013) “Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelinde ayrımcılıkla mücadele” ve Karar 1728 (2010) ve Tavsiye 1915 (2010) “Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelinde ayrımcılık Meclis, Avrupa Konseyi üyesi devletlerdeki hükümetleri ve parlamentoları, yenilenmiş bir enerji ve ivedilikle LGBTİ kişilere karşı nefret ve ayrımcılıkla mücadele etmeye çağırıyor.

9. Bu bağlamda, [Meclis] Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu’nun (ECRI) genel bir politika tavsiyesi hazırlamaya yönelik devam eden çalışmalarını memnuniyetle karşılamaktadır. Bu tavsiye kararının amacı, Etkili Eşitlik için 2019 Yol Haritası ve Avrupa Komisyonu tarafından 2020’de kabul edilen 2020-2025 LGBTİQ Eşitlik Stratejisi’nin bir parçası olarak LGBTİ’lere karşı ayrımcılık ve hoşgörüsüzlükle mücadele etmek olacaktır. ve  olacaktır.

10. Meclis ayrıca, Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu’nun (Venedik Komisyonu) Macaristan mevzuatında yapılan ve LGBTİ kişiler üzerinde özel bir etkisi olabilecek son değişikliklere ilişkin, Eşitlik ve Ayrımcılık Karşıtlığı Komitesi tarafından yapılan talebin ardından 13 Aralık 2021’de kabul ettiği ve yayınladığı 1059/2021 sayılı Görüşünü memnuniyetle karşılar.

11. Özellikle, Venedik Komisyonu’nun, Macaristan anayasa değişiklikleri hakkındaki Temmuz 2021 tarihli “heteroseksüel olmayan yaşam tarzlarının “aşağı” görüldüğü bir tutumu daha da güçlendirme ve LGBTQİ kişilere karşı düşmanca ve damgalayıcı bir ortamı körükleme” tehlikesine karşı halihazırda uyarıda bulunduğu bir önceki görüşüne ve de yeni görüşte yer alan “değişikliklerin LGBTİ kişileri damgaladığı ve onlara cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi temelinde ayrımcılık yaptığı” açıklamasına dikkat çekmektedir.

12. Meclis, üye Devletleri, LGBTİ kişilerin haklarına aykırı yasalar çıkarmaktan veya anayasa değişiklikleri yapmaktan kaçınmaya ve halihazırda yürürlükte olan bu tür hükümleri yürürlükten kaldırmaya çağırır. Özellikle;

12.1 Macaristan makamlarını, Mayıs 2020, Aralık 2020 ve Haziran 2021’de kabul edilen ve ihtiyaç sahibi bireylerin toplumsal cinsiyet kimliklerinin yasal olarak tanınmasını engelleyen; çocukların doğumda kendilerine atanan cinsiyetten farklı olduğunda toplumsal cinsiyet kimliklerinin tanınmasını önleyen; evli, heteroseksüel çiftler dışında herhangi birini evlat edinmekten men eden; kapsamlı cinsellik eğitimine erişimi engelleyen ve trans kimliklerin ve eşcinselliğin tasvirini yasaklayan tüm tedbirleri derhal yürürlükten kaldırmaya çağırmaktadır. Venedik Komisyonu’nun 1059/2021 sayılı Görüşünde belirtildiği gibi, bu değişiklikler LGBTQI çocukların sağlıkla ilgili risklere, zorbalığa ve tacize maruz kalabilecekleri tehditkar bir ortam yaratılmasına katkıda bulunur;

12.2 Polonya makamlarını, Polonya’da nefret karşıtı ve ayrımcılık karşıtı daha güçlü yasaları desteklemeye, bunun etkili bir şekilde uygulanmasını sağlamaya ve yerel, ilçe ve bölgesel düzeyde kabul edilen LGBTİ kişilerin haklarına aykırı tüm beyanname ve bildirgelerin bozulması için çalışmaya;

12.3 “LGBTİ karşıtı olan – LGBTİ propagandası” olarak adlandırılan yasalara, yani kişilerin ve özellikle reşit olmayanların, toplumda var olan farklı cinsel yönelim biçimleri, cinsiyet kimliği, cinsiyet ifadesi veya cinsiyet özellikleri hakkında tam ve nesnel bilgilere erişimini engelleyen herhangi bir yasaya sahip tüm üye Devletleri, bu mevzuatı derhal yürürlükten kaldırmaya;

12.4 LGBTİ kişi veya örgütlerinin haklarına ilişkin bir veya daha fazla ihlalin tespit edildiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının infaz süreciyle muhattap olan tüm üye Devletlerin, bu kararın hızlı ve tam olarak uygulanmasını sağlamaya çağırır.

13. Meclis, üye Devletleri, her nerede gerçekleşirse gerçekleşsin homofobi, transfobi, bifobi ve interseksfobi vakalarına karşı söylemde, uygulamada ve politikada güçlü bir şekilde seslerini yükseltmeye ve kullanmaları için hazır bulunan çok sayıdaki Meclis ve diğer Avrupa Konseyi ile uluslararası standartlarını ve araçlarını, başkalarını hesap verebilir kılmak için kullanmaya davet eder.

14. Meclis, etkili cezai hükümlerin ve ayrımcılıkla mücadele mevzuatının özellikle düşmanlığın yüksek olduğu veya arttığı zamanların daha da önemli olduğunu vurgular. Üye Devletleri, LGBTİ kişilerin nefret ve ayrımcılığa maruz kalmama haklarını korumasını sağlamak için gerektiğinde yasal çerçevelerini güçlendirmeye ve bunu pratikte etkin bir şekilde uygulamaya çağırır. Yukarıda belirtilen standartlara uygun olarak ve halihazırda içerebilecekleri daha spesifik veya geniş kapsamlı yükümlülükler saklı kalmak koşuluyla, üye Devletlere özellikle aşağıdakileri yapmaları için çağrıda bulunur:

14.1 Nefret suçlarına ilişkin hükümlerinin cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, cinsiyet ifadesi ve cinsiyet özelliklerine dayalı olarak bir kişiye veya bir grup kişiye karşı işlenen tüm suçları açıkça kapsamasını, orantılı ve caydırıcı yaptırımlar içermesini sağlamak için ceza mevzuatını gerektiği gibi değiştirmek, mağdurların haklarını korumak ve tazminat almalarını sağlamak;

14.2 cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, cinsiyet ifadesi ve cinsiyet özelliklerine dayalı saikleri tüm adi suçlar için ağırlaştırıcı sebep haline getirmek;

14.3 suç mağdurlarının cinsiyetleri, cinsel yönelimleri, cinsiyet kimlikleri, cinsiyet ifadeleri veya cinsiyet özellikleri nedeniyle sığınma evleri de dahil olmak üzere kolluk kuvvetleri ve destek yapıları tarafından yeniden travmaya uğramalarına karşı korunmasını ve desteklenmesini sağlamak;

14.4 ayrımcılıkla mücadele mevzuatını, yaşamın her alanında, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, cinsiyet ifadesi ve cinsiyet özelliklerine dayalı her türlü ayrımcılığı kapsamasını sağlayacak şekilde gerektiği şekilde değiştirmek;

14.5 uygulamada etkili bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak ve cezasızlıktan kaçınmak için polisi, hakimleri ve savcıları bu hükümler konusunda tam olarak eğitmek;

14.6 eğer henüz yapılmadıysa, yasal çerçevenin, özellikle yasal cinsiyet tanınması, interseks kişilerin beden bütünlüğü, gökkuşağı ailelerinin korunması, translara özgü sağlık hizmetlerine erişim ve ifade, örgütlenme ve toplanma özgürlükleri gibi vatandaşlık haklarının kullanılmasıyla ilgili olarak LGBTİ eşitliği için çok önemli olan diğer unsurlarını tamamlamak için gerekli olan yasama ve politika yapma süreçlerini başlatmak ve her durumda meyve vermesini sağlamak,

15. Meclis’in 2230 (2018) sayılı Kararı ve 2138 (2018) sayılı Tavsiye Kararı “Çeçen Cumhuriyeti’nde (Rusya Federasyonu) LGBTİ Kişilere Zulüm”de kınadığı, ancak meydana gelmeye ve yıkıcı bir etkiye sahip olmaya devam eden, Çeçen Cumhuriyeti’nde (Rusya Federasyonu) LGBTİ kişilere karşı işlenen korkunç insan hakları ihlallerini göz önünde bulundurarak; Meclis şu çağrıda bulunuyor:

15.1 Rusya Federasyonu makamlarını, 2230 (2018) sayılı Meclis Kararını tam ve derhal uygulamaya ve failleri kovuşturma ve cezalandırma çabalarını iki katına çıkarmaya ve Çeçen Cumhuriyeti’ndeki LGBTİ’lere yönelik zulme son vermek ve bu tür insan hakları ihlallerinin faillerinin cezasız kalmamasını sağlamak için mağdurlara maddi tazminat da dahil olmak üzere tazminat sağlamaya;

15.2 Diğer tüm Avrupa Konseyi üyesi Devletlerinin, adaletin yerini bulmasını sağlamak için Rusya Federasyonu üzerindeki baskılarını yenilemeye, hala güvenli bir yere kaçmak isteyenlere sığınma sağlama çabalarını yoğunlaştırmaları ve sığınma mevzuatının cinsel yönelimleri, cinsiyet kimlikleri, cinsiyet ifadeleri veya cinsiyet özellikleri temelli zulüm nedeniyle ülkelerinden kaçmak zorunda kalan tüm LGBTİ kişilere etkin koruma sağlamasını temin etmeye çağırıyor.

16. Meclis ayrıca tüm üye Devletlere aşağıdakileri yapma çağrısında bulunur:

16.1 eşitliğin sağlanması için mevzuatta, politikada veya uygulamada gerekli olan her türlü değişikliğin uygulanması için açık ve ölçülebilir hedefler ve zaman çizelgeleri içeren bir strateji ve eylem planı ve etkili hesap verebilirlik mekanizmaları dahil olmak üzere, LGBTİ eşitliğini korumak ve teşvik etmek için net bir insan hakları politikasını uygulamaya koymak;

16.2 LGBTİ kişilerin haklarını tüm önemli yasama, politika ve diğer önlemlerde ana akımlaştırmak;

16.3 kendi iç mevzuatlarını ve uygulamalarını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin gelişen içtihatlarıyla uyumlu hale getirmek için proaktif olarak çalışmak;

16.4 çocuklara cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet özellikleri hakkında nesnel, damgalayıcı olmayan bilgiler verilmesini sağlamak;

16.5 LGBTİ kişilerin insan haklarını inkar eden yerel, bölgesel veya ulusal makamlara veya diğer Devlet veya Devlet dışı aktörlere fon sağlamayı reddetmek ve halihazırda verilmişse bu fonları geri çekmek;

16.6 cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği temelinde ayrımcılıkla mücadeleye yönelik tedbirlere ilişkin CM/Rec(2010)5 Tavsiye Kararının üye Devletlere uygulanmasıyla ilgili olarak Bakanlar Komitesi tarafından yürütülen periyodik gözden geçirme sürecine yapıcı bir şekilde katılmak;

16.7 özellikle aşağıdakileri aktif olarak destekleyerek, LGBTİ kişilerin haklarına ilişkin diğer Avrupa Konseyi çalışmalarına katkıda bulunmak ve bunları genişletmek:

16.7.1 ECRI’nin ilgili izleme ve standart belirleme çalışmaları;

16.7.2 Ayrımcılıkla Mücadele, Çeşitlilik ve Kapsayıcılık Yönlendirme Komitesi (CDADI) tarafından bu alanda yürütülen hükümetler arası çalışmaları;

16.7.3 LGBTİ eşitliğini ve haklarını geliştirmeyi amaçlayan teknik yardım talep eden Devletlere yönelik hükümler;

16.8 LGBTİ kişilerin haklarını korumak ve geliştirmek isteyen sivil toplum örgütleri ve insan hakları savunucularının, kendilerini ilgilendiren tüm politika ve kararların geliştirilmesi, uygulanması ve gözden geçirilmesine anlamlı katılımını ve onlarla istişare edilmesini ve daha genel olarak, sivil toplumun bu alandaki çalışmalarını mümkün kılmak ve desteklemek.

17. Meclis, parlamenterleri söz konusu gerçekler ve meseleler hakkında doğrudan bilgi sahibi olan kendi ülkelerinde ve dışındaki yerel, ulusal ve şemsiye sivil toplum örgütleri ve LGBTİ insan hakları savunucularıyla ikili ilişkiler kurarakve parlamentolarına davet ederek LGBTİ’lerin karşılaştığı insan hakları sorunlarına ilişkin anlayışlarını geliştirmeye şiddetle teşvik eder;

18. Son olarak, Meclis, münferit vakalar denilerek LGBTİ’lere yönelik nefretle etkin bir şekilde mücadele edilemeyeceğini vurgular. Cinsiyet eşitliği, zarar verici erkeklikler ve LGBTİ kişilerin hak ve özgürlüklerine ilişkin sosyal ve kültürel anlayışlardaki paradigma değişimlerine, LGBTİ’ler için gerçek eşitliğin sağlanması için birçok toplumda hâlâ ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle Meclis, yanıltıcı veya yanlış anlatılara karşı çıkmak, LGBTİ’lerin durumu ve haklarının daha iyi anlaşılmasını sağlamak ve eşitliği teşvik etmek için üye devletleri kapsamlı kamuoyu bilinçlendirme kampanyaları yürütmeye çağırır.

19. Yukarıdakilerin tümü ışığında, Meclis, kıta genelinde LGBTİ’ler için tam ve etkili eşitliği teşvik etmeyi amaçlayan ulusal parlamentolar arasında işbirliğini kolaylaştırmak için ilgili üyelerinden oluşan bir ağın da resmi olarak kurulması gerektiğini düşünmektedir.

Sponsored by the Rosa Luxemburg Stiftung with funds of the Federal Ministry for Economic Cooperation and Development of the Federal Republic of Germany. The content of the publication is the sole responsibility of Velvele and does not necessarily reflect the position of RLS.

2 Comments

  1. Merhaba,

    5. maddede şunları söylüyor:

    “The Assembly condemns the highly prejudicial anti-gender, gender-critical and anti-trans narratives which reduce the fight for the equality of LGBTI people to what these movements deliberately mis-characterise as “gender ideology” or “LGBTI ideology”. Such narratives deny the very existence of LGBTI people, dehumanise them, and often falsely portray their rights as being in conflict with women’s and children’s rights, or societal and family values in general. All of these are deeply damaging to LGBTI people, while also harming women’s and children’s rights and social cohesion.”

    Burada “what these movements” derken işaret ettiği şey anti-gender, gender-critic ve anti-trans hareketleri. Direkt terf dememiş ancak, gender-critic feminist hareketi (trans dışlayıcı feminizm olarak işaretleyip) kınamış. Terf’lere yönelik bir durum yok diyenlere not olarak düşmüş olayım. Son olarak da şunu söylemek istiyorum, sosyal medya üzerinden dönen tartışmaların yapıcı bir faydası olduğunu düşünmüyorum. Ne terf’ler ne de trans aktivizm öcü değil. Terf’lerin uyguladığı şiddeti ve nefret söylemlerini elestirmekle, kinamakla beraber özsavunma adı altında herhangi bir nefret söylemini de kabul etmemek gerektiğini düşünüyorum. Tartışmayı manipülasyona açık hale getiriyor, bu manipülasyon duruma yabancı birçok feministi de translara karsi pozisyonda konumlayabilir bence, özellikle trans biriyle iliskilenmemis insanlar için korkutucu olabilir, gender-critik’lerin arasında translari her fırsatta kriminalize etmeye çalışan bir grup insan var. Hiçbir şey siyah-beyaz degil. Biraz bu duzlemde düşünmek gerektiğine inanıyorum.

    Fikirlerimi paylaşmak istedim, yayinlamasaniz da olur. Yanlış bir şey söylüyorsam, transfobik bir söz ettiysem de özür dilerim.

    Ellerinize, emeklerinize sağlık. Selamlar.

Bir Cevap Yazın