aile bir kazadır.

“ölümüyle birlikte şunu anladım: babamdan tam olarak hiçbir zaman nefret edemedim. kavga-dövüş; bir iyi bir limoni, hep değişir dönüşür. belki beni, bizi ‘sevilmeyi istediğimiz gibi’ sever diye umdum. başta erkekler olmak üzere kimse bizi umduğumuz gibi sevmiyor. bunu tekrar, kafama kakıla kakıla son iki senede yeniden öğrendim. 

karlos’un kaleminden…

Ölüm, yas ve keşkeler üzerine…

Bawer, annesinin ölümü ve sonrasında yaşadıklarını yazdı: “LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılık deyince herkesin aklına benzer şeyler geliyor: şiddet, ölüm, işten kovulma, aşağılanma vs. Ancak fobiler sanıldığında çok daha sinsi bir biçimde günlük hayata/ilişkilere sirayet etmiş oluyor. Bir taziye evinde size misafir muamelesi yaparak çıkıyor ortaya mesela. Annenizin taziyesinde hem de. Size annenizi uzaktan bir akraba gibi hissettiriyor. Annenizin kaybına sizi yabancılaştırıyor.”