Muhtemelen Daha Önce Duymadığınız Beş Şaşırtıcı Queer Viking Hikayesi

Eirnin Franks
Türkçeleştiren: Bawer Murmur

Bu yazının İngilizce orijinali 7 Mayıs 2022 tarihinde Pink News sitesinde yayımlandı. Türkçeye yazarının izniyle çevrildi.

Vikingler çoğumuz için cis-het erkekliğin zirvesidir. Ancak bu konuda araştırma yaptıkça aslında bunun böyle olmadığı ortaya çıkıyor.

Ben bir Viking tarihçisiyim. Viking Çağında queerlik ve cinsiyet ile bu fikirlerin son 200 yılda beyaz üstüncülüğü namına nasıl bir silaha  dönüştürüldüğünü inceliyorum.

Vikingler, MS 700-1100 yıllarında İskandinavya’da yaşayan insanlardı.  Yaptıkları baskınlar, ticaret ve keşifleriyle bilhassa Avrupa ve ötesinde : Rusya kadar doğuda, Türkiye kadar güneyde, İzlanda kadar kuzeyde ve Newfoundland, Kanada kadar batıda ün salmışlar.

Viking Çağı’nın sonunda, Vikingler Hıristiyanlığa geçtiler, ancak Viking Çağının çoğunluğu için konuşmak gerekirse, Odin, Thor ve Loki gibi en ünlüleri başta olmak üzere İskandinav ulusunun (pantheon için) tanrılarına inanıyorlardı.

Ben bu tanrıların etrafındaki mitleri ve ritüelleri araştırıyorum. Odin’in mitlerde nasıl sunulduğunu sorguladım; Viking büyüsünü ve cinsiyet üzerindeki etkisini araştırdım; ve sık sık beyaz üstüncülüğünü savunanların Vikingleri siyasi amaçlarına hizmet edecek şekilde nasıl yeniden tasvir ettiklerinin izini süren “Neden Queer Vikingleri Önemsemeliyiz” adlı bir konferans veriyorum.

LGBTQ+ Tarih Ayının sona ermesi geçmişimizi öğrenmenin de biteceği anlamına gelmiyor , bu yüzden de burada muhtemelen daha önce duymadığınız beş tuhaf Viking hikayesini sizlerle paylaşacağım.

Gelin Thor

Thor’u en erkeksi tanrı olarak, çekici Mjolnir’i de erkekliğinin simgesi ve güç kaynağı olarak düşünürüz.

Ancak “Thrym’in Şiiri”nde Thor’un çekici, dev Thrym tarafından çalınır ve Thor’un onu geri almak için Devler Diyarı’na gitmesi gerekir. Fakat ufak bir pürüz söz konusudur: Thor, tanrıça Freyja gibi giyinmeli ve çekicini geri almak istiyorsa Thrym ile evleniyormuş gibi yapmalıdır. Thor bundan pek memnun değildir, ancak gönülsüzce de olsa diğer tanrıların kendisine bir gelinlik, kolye, mücevher ve bir kadın başlığı giydirmesine izin verir.

Thor, Devler Diyarı’na seyahat eder ve Thrym ile evlenir,   fakat Thrym kiminle dünya evine gireceğinden şüphelenmeye başlayıp ve  ‘Kırmızı Başlıklı Kız’ı andıran bir sorgulama sürecine girer: Freyja neden bu kadar çok yemek yiyor? Freyja neden bu kadar çok içiyor? Freyja’nın gözleri neden bu kadar ürkütücü?

Neyse ki Thor görevin üstesinden gelip ve çekicini geri (kazanır. Freyja’nın kıyafetlerini çıkardığı için de oldukça memnundur.

Yine de hizmetçisi kılığındaki Loki’nin,  kendi giydiği kadın kıyafetlerini hususunda  muhtemelen biraz fazla heyecanlı olduğu söylenebilir.

Anne Loki

Loki daha çok düzenbaz tanrı olarak bilinir ama aynı zamanda üç kez doğum yapmıştır.

“Loki’nin Kavgası” şiirinde, Odin’in onu inek sağan ve çocuk doğuran bir kadın olarak toprağın altında sekiz kış geçirdiği için ayıplaması  üzerine farklı tanrılarla tartışır

Bu suçlamayı duyduğumuz tek an bu değil. “Hyndla’nın Şarkısı”nda Loki, bir kadının kalbini yer çünkü bu şekilde (nasıl olduğunu ne siz sorun ne ben açıklayayım) bunu yaparak o kadından hamile kalacaktır

Ama benim favorim  Loki ve Svadilfari‘nin hikayesi. Bir usta, tanrılar için bir kale inşa ediyor ve Loki, eğer diğer insanlardan herhangi bir yardım almadan bu kaleyi zamanında bitirirse, ona Freyja’yı, güneşi ve ayı vermek gibi aptalca vaatlerde bulunuyor.

Tabii bundan sonrasında da Loki’nin dişi bir ata dönüşmesi, Svadilfari ile gecenin karanlığında kaybolması ve eve hamile dönmesi gerekiyor.

Ve bu çılgın plan cidden  işe yarıyor: inşaat ustası başarısız oluyor, tanrıların ona Freyja’yı, güneşi veya ayı vermesi gerekmiyor. Ve daha da iyisi ne biliyor musunuz? Odin, Loki’nin doğurduğu Sleipnir adındaki sekiz bacaklı ata el koyuyor.

Trans erkek savaşçı mı?


Bize queerliği anlatan sadece Viking efsaneleri değil, aynı zamanda Viking dünyasının fiziksel kalıntıları da var.

1878’de İsveç’teki Birka’nın Viking Çağı kazı alanında  bir mezar açıldı. Mezar zengin bir “oda mezarı”ydı: yani silahlar, atlar ile dolu, araştırmacıların büyük bir savaşçı olan birinin son dinlenme yeri olduğunu düşündükleri tarz bir  ahşap oda. 100 yılı aşkın bir süredir araştırmacılar bu kişinin  yalnızca bir erkek olabileceğine inanıyorlardı: ne de olsa muhtemelen bir savaşçıydı.

Ancak 2017’de, antik DNA üzerinde yapılan bir araştırma, bu kişinin XX kromozomuna sahip olduğunu – yani doğumda kadın olarak atanmış olacağını – gösterdi ve bu haber “İlk kadın Viking savaşçısı doğrulandı” şeklinde duyuruldu.

Ama işler o kadar net değil. Kadınların savaşçı olup olmadığını bilmiyoruz ve birinin cinsiyetini bilmek size onun toplumsal cinsiyeti hakkında hiçbir şey söylemez. Savaşmak için bir erkek sosyal rolü üstlenmeyi seçen kadınlar olarak yetiştirilen insanlarla ilgili hikayelerimiz var, bu da şu soruyu gündeme getiriyor: Bu, trans erkek olarak kabul edeceğimiz biri olabilir mi? Akademisyenler bu konuda çok bölünmüş durumdalar, ancak bunu kesinlikle göz ardı edemeyiz.

Seid: queer büyüsü


Viking dünyasında, sıklıkla karşımıza çıktığını gördüğümüz “seid” adı verilen bir tür dini büyü vardı.

Bu sihir hakkında bildiğimiz pek bir şey yok, ancak kadınların daha çok uyguladığını ve uygulayan erkeklerin queer olarak adlandırıldığını biliyoruz. Neden olduğundan çok emin değiliz, ancak birçok teori var: bazı insanlar, uygulayıcının erkek veya kadın olarak kabul edilmediği Saami kültüründen ödünç alınan bir şamanizm biçimi olduğunu düşünüyor. Bazıları bu sihri uygularken, ilgili ruhların içlerine girdiğini ve erkeklerin içlerine girilmesinin çok utanç verici olduğunu savundu. Belki de en tuhaf teori, bu sihri uygulamayı öğrenmenin, otoerotik boğulma (ç.n.: orgazmı güçlendirmek için kendi kendini nefessiz bırakma durumu) ile tecrübeler  içermesi ve bunun seks hakkındaki kimi sınırları aşması olabilir.

Nedenini tam olarak bilmiyor olabiliriz, ancak Viking büyüsü, cisheteroseksüel cinsiyet normlarına gerçekten meydan okudu!

Cadı Odin

Seid hakkında konuşmuşken, muhtemelen en ünlü Viking tanrılarından biri olan Odin’den de bahsetmeliyiz.

Odin, bu büyüyü bir kereden fazla uygulamakla suçlandı; bu suçlamaların en ünlüsü Loki tarafından “Loki’nin Kavgası” şiirinde anlatılır. Bu şiirde öfkeli Loki, Odin’e büyücü gibi davula vurduğunu ve bir cadı gibi insanlığın üzerinden uçtuğunu söyleyerek hakaret eder.

“Harbard’ın Şarkısı”nda, Harbard kılığına giren Odin, cadılar üzerinde aşk hileleri kullandığını ve bir devin üzerinde sihirli bir değnek kullanmaktan bahsettiğini söylüyor: Bu sihir normalde erkeklerin yapmasına izin verileni fazlasıyla aşıyor!

Daha da ilgi çekici olanı, Danimarka’da bulunan, 2 cm’den daha kısa, uzun bir elbise gibi görünen, muhtemelen bıyıklı, her bir kol dayanağında bir kuzgun bulunan bir tahtta oturan bir insanı gösteren küçük bir heykelcik.

Bilim insanları bunun kim olabileceği konusunda çok tartıştılar, çoğu kişi Odin veya cadı olarak ikiye ayrıldı. Ancak kanıtlar, bunun bir cadı olarak Odin olabileceğini ve Odin’in bir erkek ya da kadın olarak görülmeyebileceği fikrini yansıttığını gösteriyor.

Queer Vikingler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Vikings Are Gay! adlı podcast’e göz atın veya TikTok @VikingsAreGay’de Eirnin’i takip edin.

Sponsored by the Rosa Luxemburg Stiftung with funds of the Federal Ministry for Economic Cooperation and Development of the Federal Republic of Germany. The content of the publication is the sole responsibility of Velvele and does not necessarily reflect the position of RLS.