Umumi Tuvaletleri Kullanmak Translar Açısından Nasıldır?

Kuzey Carolina, 2016’da transların cinsiyet kimlikleriyle uyumlu tuvaletleri kullanmasını yasa dışı hale getiren bir yasa çıkarmıştı. “Kamu Tesislerinin Gizliliği ve Güvenliği Yasası” olarak adlandırılan HB2 yasa tasarısı, cinsiyeti doğumda atananla eşitlemek için araçsallaştırılan “biyolojik cinsiyet” ifadesini sıklıkla kullanıyordu. Tasarı 2020’nin sonlarında yürürlükten kaldırılsa da yarattığı toplumsal zararın mirası devam ediyor. Sonuç, milyonlarca dolarlık gelir kaybı oldu. HB2’nin yasal sonuçları, yürürlükten kaldırılmasıyla teoride sona erdi; bununla birlikte, ABD ve eyalet yasama organları aktif olarak trans karşıtı olmaya devam ediyor. 

2016’da yasa tasarısı gündeme geldiğinde yapılan tartışmalar ise transların kamusal alanlar ve özellikle umumi tuvaletleri kullanımda karşılaştıkları ayrımcılık ve şiddeti ortaya koydu. 31 Mart 2016’da Rolling Stone’da yayımlanan bu makaleyi konuya dar halen dünya çapında güncelliğini koruyan transfobik ayrımcılığa ışık tuttuğu için sizlerle paylaşıyoruz. 

Yazar: Nico Lang 
Çeviri: Ari P. Büyüktaş

Çoğu insan için umumi tuvalete gitmek önemli bir konu değil. Kadınlar tuvaletindeki uzun kuyruklar ya da erkekler tuvaletindeki kirli bir kabin dışında, bunu asla düşünmek zorunda değiller.

Ancak translar için umumi tuvaleti kullanmak karmaşık ve çoğu zaman tehlikelidir. UCLA’deki Williams Enstitüsü’nün 2013 yılında yaptığı bir ankete göre, transların yaklaşık yüzde 70’i kamu tesislerinde ters bakışlardan küçümseyici yorumlara ve fiziksel şiddete kadar çeşitli şekillerde olumsuz karşılaşmalar yaşıyor.

Kuzey Carolina eyalet meclisi tarafından kabul edilen bir yasa tasarısı, transların tuvalete erişim sorununu yeniden ulusal gündeme taşıdı. 23 Mart’ta [2018] Vali Pat McCrory, HB2 yasasını imzaladı ve bu yasa, transların cinsiyet kimlikleriyle uyumlu olan tuvaletleri kullanmasını fiilen yasa dışı hale getirdi.  Mevzuat ayrıca eyaletteki mevcut ayrımcılık yasağı düzenlemelerini de geçersiz kılıyor. HB2 yasasının onaylanması, muhafazakar eleştirmenlerin “cinsel yırtıcılara” çocukları avlamak için paso hakkı vereceğini iddia ettikten sonra Houston Eşit Haklar Yönetmeliği’nin (HERO) geçen Kasım ayında oylanarak reddedilmesini takip ediyor. Bugüne kadar, bir transın bir kamu tesisinde başka birine saldırdığına dair bildirilmiş tek bir vaka bulunmuyor.

Rolling Stone, ülke genelindeki translarla Kuzey Carolina yasası ve umumi tuvaletleri kullanma deneyimleri hakkında konuştu. İşte onların yorumları.

* Lara Americo (31)
Raleigh, Kuzey Carolina
She/her

Tacize uğramamak için tuvalete koşturmak üzerine:

“Geçiş sürecimin ilk zamanları zordu çünkü bir kadın olarak pek de araya kaynayamıyordum ancak bir erkek gibi de görünmüyordum. Bu yüzden hiç bir tuvaleti kullanamıyordum. Kullandığım zamanlarda ise koşarak içeri girmem ve herkes gidene kadar bir kabinde beklemem ve sonra olabildiğince hızlı dışarıya koşmam gerekiyordu.”

Kimsenin girip çıkmadığından emin olmak için belki bir iki dakika tuvaletin önünde beklersin. Sonra içeri girersin ve eğer birini duyarsan, sadece yere bakarsın ve yüzüne bakmamalarını dilersin… Kabine koşturursun ve kapıyı olabildiğince hızlı kilitler ve sonra yapman gerekeni yaparsın. Birinin içeri girdiğini veya içeride başka birinin sesini duyarsan, o gidene kadar beklemen gerekir. Gittiklerini duyduktan sonra, dışarı kaçabilirsin. Ellerini yıkamak zor bir iş çünkü bunu yapmak zaman alır, umarım yanında dezenfektan vardır.”

Transların umumi tuvaletlerde başkaları için tehdit oluşturduğu fikri üzerine:

“Komik çünkü [natranslardan] korkuyorum ve sanırım onların benden korktuğundan daha çok ben onlardan korkuyorum. Size duygusal, fiziksel ve hatta ekonomik olarak çok ciddi şekilde zarar verebilecek birinin olması ve onun sizden korkması garip bir his. Bu adeta aslanın fareden korkması gibi.”

* Erica Lachowitz (40)
Charlotte, Kuzey Carolina
She/her

İlk saldırıya uğradığı deneyimi üzerine:

“Kaburgalarım kırıldığında 19 yaşındaydım. Üzerime saldırıp beni öyle fena dövdüler ki… Elbisemi yırttılar, külotumu yırttılar [ve] yepyeni peruğumu yırttılar… Beni ve iki arkadaşımı kovaladılar. Topuklularım olduğu için beni yakaladılar. İpli topuklu ayakkabılardı. Bir kenara fırlatıp atabilirdim. Umurumda olmazdı. Muhtemelen 20’li yaşlarının ortalarındaydılar. Üç adam, sarhoştular, çok iriydiler. Kaburgalarıma defalarca tekme attılar. Yüzümü korumak için kapatmaya çalıştım. Orada neredeyse ölü gibi yatarken, bir adam üzerime işemek için penisini çıkarttı. İğrenç.

“İnsanlar yardımıma geldi. Polis geldi. İlkyardımcılar geldi. Boğazıma bir tüp soktular. Ben sedyede otururken bir polis memuru ‘Elbise giymeseydin ve erkekleri kandırmaya çalışmasaydın bu asla başına gelmezdi’ dedi.”

Kadın deneme kabinlerine erişiminin engellenmesi üzerine:

“Kıyafet alışverişi yaparken bir giysi deneme kabininde bir olay oldu. Yıllardır gittiğim bir yer. Oradaki bir kadın geçiş sürecinde olduğumu biliyordu. Her zaman yaptığım gibi kadınların deneme kabinine girmek üzereyken bana bir şeyler dedi. Kadın giysileri giyiyordum. ‘Bir saniye bekle, soyunma odasında gerçek kadınlar var’ dedi. Sana kullanabileceğin başka bir soyunma odasının nerede olduğunu göstereyim.’ Bana erkekler reyonunu gösterdi.”

* Brynn Tannehill (41)
Springfield, Virginia
She/her

Umumi tuvaletleri kullanırken nasıl hayatta kaldığı üzerine:

“En kötü yanı, ters bakışlar ve içeri girerken bana dönüp dönüp bakan insanlardı. ‘Burada ne işin var?’ sorusuyla karşılaşıyordum. Doğrusu, yeterince ses alıştırması yapmış olduğum için ‘Aman boşver’ demeleri beni kurtaran tek şeydi. Cidden, ses eğitimim beni kurtardı.

“[Bu durumlar] geçiş sürecimin ilk zamanlarında başıma geldi. Saçımı uzattıktan ve geçiş sürecimin ilerleyen zamanlarından sonra, yani o zamandan beri [olmadı]. Çoğu zaman, [Kuzey Carolina yasa tasarısının] hedefindeki kişilerin, zaten en savunmasız haldeki translar, geçiş süreçlerinin başlarında veya daha sonra geçiş sürecine girecek olan transların ya da belirli bir şekilde görünmeyenlerin olmasında aksi yönde işleyen bir ironi olduğunu düşünüyorum.  İnsanları görünüşlerine göre hedef almamız tehlikeli ve üzücü.”

Neden hala halka açık yerlerde tuvaleti kullanmaktan korktuğu üzerine:

“Herhangi bir şey yaptığımda, özellikle de insanların trans olduğumu bildiği bir yerdeysem, gözümü bile yanlış kırparsam, yanlış yöne bakarsam, tuvalette çok fazla zaman harcarsam. [veya] girip çıkmaktan başka bir şey yaparsam, birileri beni bir şeyle suçlayacak fikri her zaman aklımın bir köşesinde duruyor. Tuvalet ziyaretlerim nokta atışıdır… ikincil bir zarar yaratmadan, tek bir şey yaparsın.”

Kuzey Carolina’da erkekler tuvaletini kullanmaya zorlanmanın nasıl bir şey olduğunu üzerine:

“Elimdeki seçenekler şunlar: Kadınlar tuvaletine gitmek ve muhtemelen başıma bir şey gelmemesi ve yasaları çiğnemek. Ya da birisi neden orada olduğumu anlayana kadar erkekler tuvaletine gitmek. Cinsel yırtıcıları damgalamak için çok ama çok uğraştıktan sonra, içeri girdiğimde ya da dışarı çıktığımda neler olabileceğini ancak Tanrı bilir.

“İçeri girip kendinizi kadın olarak takdim ediyorsanız,  kadın addedilme ayrıcalığınız olsa bile, erkekler tuvaletine girince kendinizi hemen yolunu kaybetmiş bir natrans kadın olarak tanımlarsınız… ya da içeri girersiniz ve orada kalırsınız ve bu hemen sizi trans olarak imler… Geçen yıl 22-23 tane trans kadın öldürüldü. Bir de Kuzey Carolina yasa koyucularımız var… Transların sapık olduğuna ve hiçbir hakları olmadığına dair çığırtkanlık yapıyorlar. Bir tuvalete giriyorsunuz, trans olduğunuzu beyan ettiniz diyelim ve o tuvaletteki herkese sizin çocuk tacizcisi, insanlık dışı bir canavar olduğunuz söylenmiş olsun. Şiddete karşı her ne şekilde tereddütleri vardıysa, bu önemli ölçüde azaldı.”

* Alok Vaid-Menon (24)
New York City
They/them

“Tutmak” üzerine:

“18-19 yaşıma kadar bir tane bile umumi tuvalet kullanmadım. tuvaleti kullanmaktan çok korkup bu yüzden de kullanmamaktan dolayı tutmak zorunda kaldığım için, tıpkı pek çok trans gibi – bu bir anekdottur – idrar yolu enfeksiyonum veya rahatsızlığım var. Buradan başlıyorum: Bu kanun tasarıları telaşından önce bile, birçoğumuz için tuvaletleri kullanmamaya dair uzun bir geçmişimiz var, çünkü içeride neler olabileceğinden çok korkuyorduk…

“Nasıl yaptığımı hatırlamıyorum. Bunu şimdi yapabileceğimi sanmıyorum. Lisede hiç tuvalete gitmedim. Hep tuttum.”

Umumi tuvaletle ilişkisinin nasıl değiştiği üzerine:

“Artık tuvaletlerle farklı bir ilişkim var. Esasında bana güç verdiğini hissediyorum. Ben bir aktivistim, kendimi toplumsal değişime adadım. İnsanları değiştirmenin tek yolu onları rahatsız etmektir. İnsanların feminen gey erkeklerden, benim gibi non-binary translardan ve trans kadınlardan rahatsız olmalarının nedeni, eğer doğumda erkek atanmışsanız süper maço biri olmanız gerektiğine dair bir mitleri olmasıdır. Bu korkunç, yanlış ve yıkıcı. Bedenimin insanları rahatsız etmesini seviyorum ve onun yüzünden çocuklarının gözlerini kapamaları gerektiği anlamına gelmesi bana insanların içlerinde bastırdığı bir şey için başka bir olasılık yarattığımı gösteriyor.

“Bence çoğu trans karşıtı şiddet, natransların baskısıyla güdüleniyor. Bence natransların pek çoğu, kendi toplumsal cinsiyet kaygılarını, travmalarını ve güvensizliklerini tutup bize yansıtıyor. Ama bu aslında onlarla ilgili. Kendi cinsiyetinizde ve kendi cinselliğinizde gerçekten güvenli hissediyorsanız, başkalarının bekçiliğini yapmanıza gerek kalmazdı. Onlar için daha ziyade üzülüyorum.”

Kuzey Carolina mevzuatından en çok etkilenen topluluklar üzerine:

“Bundan en doğrudan etkilenenler belirli türdeki translar olacak. Halihazırda dezavantajlı durumda olan ve zaten kriminalize edilmiş topluluklar olacak. Fakir translar, evsiz translar, seks işçileri [ve] siyah translar olacak. İnsanları polise şikayet etmeyi haklı çıkarmak için bu yasayı kullanacaklar. Bence trans sorunları hakkında konuşurken ırkın sihirli bir şekilde ortadan kaybolmadığını söylemek gerçekten çok önemli. Bu tuvalet polisliğinin en ağır yüküyle karşı karşıya kalanlar, ezici bir çoğunlukla beyaz olmayan translar ve de beyaz olmayan trans feminenler.”

* Mitch Kellaway (27)
Somerville, Massachusetts
He/him

Şiddet tehdidi üzerine:

“İşin komik tarafı korkunun seni incitmesi. Bir dahaki sefere tuvalete gittiğinde başka bir şeyin ortaya çıkıp çıkmayacağını bilmemek, beni ve sağlığımı her şeyden çok etkileyen uyanıklıktı, asla gerçekleşmeyen saldırılardan daha fazla. Olası saldırıyı önceden tahmin edip ona göre davranmaktı. Ve erkekler tuvaletine girdiğimde hala bununla yaşıyorum.

“Metal bir duvarla ayrılmışsınız. Pantolonun inik. Çıplak bedenin. Eğer birisi, duvarın diğer tarafında başkasının olduğunu bilseydi ne yapacağını tahmin edemezsin. Kendini savunmasız hissediyorsun. Öyle hissetmemek imkansız. Otururken ve işerken hep bunu düşünüyorum, çünkü oturuyorum. Bu adamlar bundan dolayı benimle uğraşacaklar mı? Bazen kapının kilidi çalışmıyor, bu yüzden kapamak için kapıyı tutuyorum.

“Şu anda adet görüyorum. Bu yüzden tuvaletteyken bir tampon açıyorum. Bunu duyacaklar mı? Görecekler mi?”

Umumi tuvaletlerde güvende hissetmenin ne anlama geldiği üzerine:

“Tuvalete gitme konusunda endişelenmem gerekmediğini bildiğimde, bunun için harcadığım enerjiyi, hayatımı iyileştirmek için yaşamıma geri katabileceğim. Kamusal alanda korkmadan, özgürce dışarı çıkabildiğiniz zaman, bu hayatı iyileştirir.

“’Sadece yaşasam olur mu?’ dediğimizde, bu gerçekten de şununla ilgili; bana ne yapacağınız konusunda endişelenerek çok fazla zaman ve enerji harcamak yerine kim olduğumu bulabilmem ve kendi potansiyelime ulaşabilmem için izin verin.

“Ölçmek ve saptamak zor. Sadece tuvaletler değil. Soyunma odaları da var. Hocanız tarafından yanlış cinsiyetlendirilmek de var. Hevesinizi azaltan veya sizi daha fazla yoran, böylesi bir kümülatif etkiye sahip olan, gün boyunca devam eden her türlü küçük kaygılarınızdır. Diğer insanların size nasıl zarar verip vermeyeceğini düşünmek için çok fazla zaman harcamanız gerektiğinde bu sizin potansiyelinizi kısıtlar. Toplumumuzdaki transların tam potansiyelini şu anda asla bilemeyeceğiz çünkü yaşamak, sadece hayatta kalmaya çalışmak için çok zaman harcamak zorundayız.”

Sponsored by the Rosa Luxemburg Stiftung with funds of the Federal Ministry for Economic Cooperation and Development of the Federal Republic of Germany. The content of the publication is the sole responsibility of Velvele and does not necessarily reflect the position of RLS.

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.