Bu metin, 23 Nisan’da Faslı öğretmen Soumaya’nın Instagram hesabında yayımlandı. Mısra Şahin tarafından Türkçeleştirildi. Son okumasını Barkın Karslı yaptı.
“Üçüncü Dünya Ülkesi”
Soğuk savaş döneminde ortaya çıkan bir terim. Şimdi “fakir” ve “imkanları yetersiz” anlamına geliyor. “Üçüncü dünya ülkesi” kategorisindeki ülkeler fakir çünkü “birinci dünya ülkeleri” onları soydu ve sömürdü.
“Yardım/Hibe”
Aldıklarının %1’ini geri verdiklerinde buna yardım etmek diyorlar. Fransa Afrika’dan milyarlarca dolar çalıyor. Sonra “yardım” gönderip minnet bekliyorlar.
“Expat”
Expat denilen kişiler Batı pasaportuna sahip göçmenler aslında. Fas’ta yaşayan Avrupalılar “expat” olurken, Avrupa’daki Faslılara nedense “göçmen” deniyor.
“Egzotik”
Kelimenin asıl anlamı “uzak, yabancı bir ülkeden gelen.” Ancak İtalyan mutfağına kimse “egzotik” demiyor. Londra’yı kimse “egzotik” bulmuyor. Bu kelime sadece özne beyaz değilse kullanılıyor.
“Gelişmekte olan ülke”
Bu gelişmenin amacı ne? Avrupa’ya benzemek mi? Batı’yı nihai hedef olarak gösteren ve geri kalan herkesin Batı’ya benzemesi gerektiğini ima eden bir söylem.
“Keşif”
“Kristof Kolomb Amerika’yı keşfetti.” Hâlihazırda 60 milyon insanın yaşadığı bir yeri keşfedemezsin. Doğru terim: işgal.
“Medenî/Uygar”
Gelmiş geçmiş bütün katliamları, toprak gasplarını ve kültürel soykırımları katliam, gasp ve soykırım demeden meşrulaştırmak için kullanılan kelime.
“Ortadoğu”
Nereye göre orta? Ortadoğu diye hitap edilen bölge aslında coğrafî olarak “Batı Asya.” İngiliz İmparatorluğunun Hindistan’ı sömürürken kat ettiği yolun orta noktası olduğu için bölgeye “ortadoğu” deniyor.
Dil hiçbir zaman tarafsız değildir. Bu listedeki her kelime varlığıyla bir hiyerarşi yaratmayı amaçlar, bir grubu överken diğerini aşağılar ve ötekileştirir.