Türkiye’nin 2024 gündemini lubun bir bakışla derlediğimiz seçkinin üçüncü listesi oldukça kısa. Çünkü bu liste, LGBTİ+’ların yaşam, çalışma, örgütlenme ve protesto hakkını gasp eden kararlardan dönülmesiyle ilgili.
Zaten hakkımız olanı geri aldığımızda #şükür değil, “Eh, bi’ zahmet” demeye 2025’te de devam edeceğiz.
2024 yılının diğer özetleri, “Hadi Oradan!”, “YUH!” ve “Alkış!” (2 Ocak’ta yayında) listelerinin üstüne tıklayarak ulaşabilir, derlemelere dair detaylı bilgi için seçkinin tanıtım yazına bu linkten erişebilirsiniz.
İşe iade
Sosyal medya paylaşımları sebebiyle Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) şikayet edilen Doktor Larin Kayataş, davranışlarının “genel ahlaka uygun” olmadığı iddiasıyla 2021 yılında önce görevden uzaklaştırılmış, ardından memuriyetten men edilmişti. Disiplin soruşturmaları sırasında 8 Martlara katılmasına, trans olmasına, CHP’ye oy vermesine dair sorularla karşılaştığını açıklayan Kayataş, “Bu ülkede ne zamandan beri bunlar suç sayılıp doktorluk görevini yapmaya engel oluyor?” diye sormuştu.
Hem görevden uzaklaştırma hem de memuriyetten men kararlarına yönelik yürüttüğü hukuk mücadelesini kazansa da Kayataş’a yönelik yıldırma politikası sürüyordu. Beş aydır işe iadesinin geciktirildiğini söyleyen Kayataş, Ocak ayında yayınladığı mesajla mesleğine geri döndüğünü duyurdu: “Sağlık Bakanlığından yazı geldi. Yarın aktif olarak Taksim Eğitim Araştırma Hastanesinde pratisyen hekim olarak işe başlıyorum.”
Bir diğer işe iade haberi de İzmir’den. Çalıştığı hastanenin yöneticilerinin “Acile gitme, ortalıkta gezme, hastalardan olabildiğince uzak dur ve mola saatlerini odanda geçir” denen trans sağlık çalışanı, 10 gün mazeretsiz işe gelmediği gerekçesiyle memuriyetten alınmıştı. İzmir 2. İdare Mahkemesi, İl Sağlık Müdürlüğünün sağlık çalışanı hakkındaki iddialarının gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle yürütmeyi durdurarak, sağlık memurunun memuriyetine dönmesi yönünde karar verdi.
AYM kararları
Adaletin çoğunlukla gelmediği, gelse de çok geciktiği Türkiye’de ender yaşanan yargı tutulmalarından biri gerçekleşti ve Anayasa Mahkemesi (AYM), LGBTİ+ haklarını koruyan birkaç karara imza attı.
Onlardan ilki, LGBTİ+ tanışma uygulaması Hornet’e yönelik yasağın AYM tarafından bozulmasıydı. Hornet’in internet sitesi, 2020 yılında erişime kapatılmış ve uygulama Apple marka telefonlardan indirilemez hale gelmişti. Kullanıcıların DNS ayarlarını değiştirerek erişebildiği Hornet, bir süre sonra “Hornet Stories” isimli yeni bir uygulama çıkarmak zorunda kalmıştı. 6 Şubat’ta tebliğ edilen kararla AYM, Hornet’e yönelik erişim engelinin ifade özgürlüğünün ihlali olduğuna hükmetti. Başvuruda Hornet’i temsil eden Avukat Kerem Dikmen, benzer bir uygulama olan Grindr üzerindeki yıllardır süren yasağı hatırlattı ve kararın emsal teşkil edebileceğini söyledi.
Bir diğer AYM kararı, LGBTİ+ derneklerinin geleceğini yakından ilgilendiriyor. AYM, Nisan ayında Kitle İmha Silahlarının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun aracılığıyla Dernekler ve Yardım Toplama Kanunu’nda yapılan bazı değişiklikleri iptal ettiğini duyurdu. Buna göre AYM, İçişleri Bakanı’na verilen yetkilerin arasında yer alan “Gecikmesinde sakınca bulunması durumunda derneği geçici olarak faaliyetten alıkoymak” ve derneğe kayyum atama yetkisinin iptaline karar verdi.
Ancak, kanun henüz teklif aşamasındayken hazırladığı bilgi notunda LGBTİ+ derneklerine rutin denetimler gideceğini öngören ve haklı çıkan Avukat Kerem Dikmen, iptal edilmeyen diğer maddelerin derneklerin üstündeki gölgesinin sürdüğünü ortaya koyuyor: “Özellikle denetimlerin rutin hale gelmesiyle dernekleşme özgürlüğünü ihlal eden normlarda bir değişiklik olmadığını görüyoruz. Oysa o maddeler de anayasaya aykırı.”
AYM, nefret söylemiyle ilgili bir davada LGBTİ+’lar lehine karar verdi. Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), “LGBTİ+’lara yönelik nefret söyleminin engellenmemesinin ihlal olduğuna dair ilk AYM kararının” çıktığını duyurdu.
2019’da, 20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Haftası için hazırlanmış bir videoda yer aldıktan sonra iktidar medyasının hedefi olan LGBTİ+ aktivisti Efruz Kaya, nefret diliyle yazılmış haberlere erişim engeli talep etmişti. Talebinin mahkeme tarafından reddedilmesinin ardından AYM’ye başvuran Kaya’nın dosyası, 25 Ocak’ta sonuçlandı. “LGBTİ+ azgın”, “sapkın” ve “eşcinsel azgın” ifadelerinin yer aldığı haberler için erişim engeli kararı verilmesi talebini de kabul eden AYM, hak ihlalinin yarattığı manevi zarar için de başvurucuya 10 bin TL tazminat ödenmesine hükmetti.
Beraatler
İşkenceye varan polis şiddetiyle engellenmeye çalışılan LGBTİ+ etkinlikleri ve eylemleri, yıllardır suçlu gösterilmek istense de mahkemeler bu eylemlerde “suç unsuru” olduğuna dair bir türlü kanıt bulamıyor. Anayasal hakkını kullandığı için yargılanan LGBTİ+’ların davalarında tablo, bu sene de değişmedi.
Her zamanki gibi, bu yıl da hem kampüslerde hem şehir meydanlarında gerçekleştirilen Onur Yürüyüşü davaları suçsuzluk tespitiyle, dolayısıyla beraat kararlarıyla sonuçlandı.
2022 Mayıs’ında gerçekleşen Boğaziçi Onur Yürüyüşü’nde, kampüsü adeta savaş alanına çeviren polis saldırılarına rağmen yargılananlar Boğaziçi Üniversiteli LGBTİ+’lar olmuştu. 9. Boğaziçi Onur Yürüyüşüne katılan 70 kişiye kamu davası açılmış olsa da öğrencilerden biri, Ekim 2022’de hayatını kaybetti. Bir akademisyenin de aralarında bulunduğu 69 kişinin yargılandığı davada, iki yıl sonra karar çıktı. Savcı, “kanuna aykırı yürüyüşe katılarak ihtara rağmen dağılmamak” ile suçlanan 69 kişi hakkındaki mütalaasını değiştirerek beraat istedi. Mahkeme, yargılanan tüm sanıkların beraatine karar verdi.
Aynı yıl, başkentte gerçekleştirilen 2. Ankara Onur Yürüyüşü, hem İslamcı grupların hem de polisin saldırısına uğramıştı. 5 Temmuz günü, Tunalı’nın farklı noktalarında işkenceye maruz kalarak gözaltına alınanlara açılan kamu davası iki yıl sonra sonuçlandı. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nu ihlal ettikleri gerekçesiyle 42 kişinin yargılandığı davada savcılık, dosyaya giren video kayıtlarında polisin LGBTİ+ aktivistlerine yönelik herhangi bir anonsunun bulunmadığını belirterek yargılananların beraatini istedi. Mahkeme, yargılanan LGBTİ+ aktivistleri hakkında beraat kararı verdi. Saldırıya uğramalarına rağmen yargılanan taraf olan LGBTİ+’ların, duruşmalar boyunca anlattıkları, 5 Temmuz’da yaşanan şiddetin vardığı noktayı gözler önüne sermişti.
Onur Yürüyüşlerine yönelik bir beraat haberi de Eskişehir’den geldi. Temmuz 2023’te düzenlenmek istenen 3. Eskişehir Onur Yürüyüşü polis zoruyla engellenmiş, gözaltına alınan 18 kişiye “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” suçlamasıyla dava açılmıştı. Son duruşmada savcılık, “atılı suçlamanın yasal unsurlarının oluşmadığı” gerekçesiyle sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi talebinde bulundu. Hakim, tüm sanıkların beraatine karar verdi.
LGBTİ+’ların toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullandığı için yargılandığı eylemler sadece Onur Yürüyüşleri değildi. Bu yıl ayrıca, 6 Şubat depremlerinin yıldönümünü anmak için bir araya gelen ve işkenceyle gözaltına alınan 11 trans aktivist de yargılandı. Bu davada neredeyse bir ilk yaşandı ve yargılama, aynı yıl içinde sona erdi. Trans aktivistler davanın ilk duruşmasında beraat etti.
Öte yandan 2023 Onur Ayı’nda “Pride” filmini izlemek isteyen Bilim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV) Sinema Kolektifi üyelerine açılan davanın beşinci duruşmasında da karar çıktı. Savcı, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet suçunun unsurlarını oluşturacak yeterli delil olmadığı gerekçesiyle beraat yönünde mütalaasını sundu. Mahkeme, yargılananların beraatine karar verdi.
BONUS: 2023 Onur Ayı’nda, Kadıköy Kaymakamlığı tarafından “kamu güvenliğini tehlikeye düşüreceği” gerekçesi ile çay içme etkinliği yasaklanan Lambdaistanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği’nin açtığı davada, hukuksuz yasak kararı iptal edildi.
Kampüsten kazanımlar
Geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz umudu, 2025’e girerken bir nebze tazeleyebilecek haberlerden biri Hacettepe Üniversitesinin Kuir Araştırmaları Topluluğu’ndan (Queer Deer) geldi.
Üniversite yönetimi, devlet üniversitelerinde faaliyet gösteren bir elin parmağını geçmeyecek resmi kulüp statüsündeki LGBTİ+ topluluklarından biri olan Hacettepe Kuir Araştırmaları Topluluğu’nu, 2023 yılında uydurma gerekçelerle kapatmıştı. Topluluğun faaliyetlerini yıllardır engellemeye çalışan, etkinlik başvurularını görmezden gelip kampüste stant açtırmayan yönetim, 6 Şubat depremlerinin ardından uzaktan eğitime geçmiş bir üniversitede “yeterli sayıda” etkinlik düzenlenmediği gerekçesiyle Queer Deer’ı kapatmıştı.
Hacettepe Üniversitesinin, bir ay önce değiştirdiği yeni bir yönergeyi bahane ederek geçmiş eğitim dönemine dair işlem yapma usulsüzlüğüne karşı dava açan Queer Deer’ın hukuk mücadelesi kazanımla sonuçlandı. “Kapatmakla Bitmedi” mesajıyla haklarını geri aldığını duyuran topluluk, Hacettepe Üniversitenin hukuksuz işlem yaptığına yönelik mahkeme kararının, hem kendileri hem de hiçbir zaman açılmasına izin verilmeyen LGBTİ+ toplulukları için “2025’e girerken kıymetli bir başlangıç olmasını” umut etti.
Geçtiğimiz yıl, kampüslerden birkaç iyi haber daha geldi:
● “Suç işleneceği duyumu aldığı” iddiasıyla 11. ODTÜ Onur Yürüyüşü’nü yasakladığını duyurarak, kampüsü polis şiddetine teslim eden ODTÜ Rektörlüğü, yasak kararında haksız bulundu. Karara dayanak olarak, Rektörlüğün somut bir belge sunamadığını ortaya koyan Ankara 14. İdare Mahkemesi, kampüste güvenliği sağlamanın yolunun yürüyüşü yasaklamak olamayacağını, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kolluk tedbirleri ile korumak gerektiğini vurguladı.
● “Genel ahlaka aykırı davranışta bulunmak” ya da “bayrak asmak” gibi eylemleri, öğrencileri cezalandırmak için gerekçe gören ODTÜ Yurt Yönetmeliği hukuka aykırı bulundu. Kapsamı belirsiz ve öğrencilerin yurtlardaki geleceğini tamamen ODTÜ Rektörlüğü ve Yurtlar Yönetiminin insafına bırakan maddeler yürürlükten kaldırıldı.
● YÖK Kanununun üniversitede izin almadan bildiri dağıtmaya, afiş ya da pankart asmaya, toplantı düzenlemeye disiplin cezası getiren maddeleri iptal edildi. Anayasa Mahkemesi (AYM), 22 Şubat’ta verdiği kararla, öğrencilerin ifade özgürlüğünü kullanmasına karşı bir cezalandırma yöntemi haline gelen kritik maddelerin iptali yönünde hüküm verdi.
1 Comment
Comments are closed.