Yeryüzü Ağacı – Aralık 2023
Yeryüzü Ağacı’nın değerli okuyucuları, merhaba.
Arkadaş Z. Özger serimize ismini veren şiiri yeryüzü ağacı’nda şöyle der:
ağzıma konacak kış kuşları nerde
tutsana elimi canikom tarih tekerrürden ibaretmiş
Miş bir geçmiş zaman failiymiş
ey beşeriyet beni beş iftarda öp
Tarih tekerrürden ibaretken, Arkadaş Z. Özger’in bu dizelerine elimizi uzatırsak belki içimiz biraz ferahlar diye düşündüğüm için yazıya bu dizelerle başladım. Zira 2023 tüm dünyanın Gazze’de yapılan soykırımı sadece izlediği sene olarak tarihe geçerek sona eriyor. Aynı 2007’den beri her senenin tüm dünyanın Gazze’nin bir açık hava hapishanesi olarak hayatta kalmaya çalışmasını sadece izlediği sene(ler) olarak tarihe geçmesi gibi. 80 yıldır Filistinlilerin topraklarının ve hayatlarının sömürgeci bir ısrarla ellerinden alınması hikayesinin en ölümcül bölümlerinden birini elimizdeki telefonlardan izliyoruz. Görülen o ki Gazze’ye ve soykırımdan kaçanlara yardım göndermek ve yaşadığımız ülkeleri yönetenlerin İsrail’in işlediği savaş suçlarına çok daha sert tepkiler vermesini talep etmeye 2024’te de devam edeceğiz.
Bu ağır atmosfer içerisinde 2023’ün son Yeryüzü Ağacı seçkisini hazırlarken oldukça zorlandım. Ancak Velvele’ye şiirlerini emanet eden şairlere duyduğum vefa borcu beni harekete geçirdi.
Bu ayki ilk konuğumuz EZEL’in şiirleri “üçüncü avare” ve “yedinci avare” bizlere anlattığı hikayelerin peşine şiirlerin dizgisinde düşme fırsatı veriyor. İkinci konuğumuz Damla Kumul’un şiiri “Affederek Yok Ediş, Yok Olarak Affediş” özür ve af arasına çekilen kalın bir duvar gibi, inşa edeni koruyan bir hali var. Son konuğumuz Orhun Ege Aybek’in “Atıl Yolculuk” isimli şiiri ise dünyaya tersten bakarak bizlere curcurunalı bir denişiklik sunarken 2023’e hakettiği vedayı ediyor.
Siz de şiirleriniz Yeryüzü Ağacı’nda yer alsın istiyorsanız postakutusuv@gmail.com adresine şiirlerinizi gönderebilirsiniz. Gelecek Yeryüzü Ağacı’nda görüşmek üzere.
İlker Hepkaner
Velvele Edebiyat Kolu
üçüncü avare
EZEL
yedinci avare
EZEL
sen de bir za
manlar insandın
sadece yıllar geç
tikçe azaldı in
san olan yerlerin
var hala bir et par
çası orada hemen
üzerinde penisi
nin çürüyüp git
meden önce
olduğu yerin
çünkü bir defası
nda bir sevgiline
parmak ucu bü
yüklüğünde bir
yer vaat etmiştin
vücudundan nere
yi isterse ve o kasıkla
rındaki bir noktaya
dokunmuştu
EZEL kimdir?
EZEL, şiir eğitimine Warman School’da devam eden bir avaredir. Şiirlerinde kuir aşkın efemer ve efervesan anları ile duygusal derinliklerini yakalamaya çalışır, nafile.
Affederek Yok Ediş, Yok Olarak Affediş
Damla Kumul
Sakın özür dileme benden
Özür ve af, çark-ı felek ruhun ikiz hudududur
“Bir zamanlar” yoktur, olmuş’un çözeltisi çoktan içimdedir
Derin ve yakamozlu olan bulantı, yıkılmış kulemin kanı ve de kanıtıdır
Özür ve af bekleyemem senden
Edindiğin deneyimin yansımasıdır ön yargı
Affederek yok edip, yok ederek affetmek
İçinde açtıkça dışa dikenleşen bir sanrı
Oluş an’ında dansın, tözüm ve metresi bilinçaltı
Maskeli bir baloda birbiri etrafında dolanan birkaç koi balığı
Suyun şırıltısı ve Erich Zann’ın kemanının gıcırtısı
Affederek yok ediş
Yok olarak affediş
Damla Kumul Kimdir?
“Kim olduğumu illa anlatmalıysam sana
Yargılayıcı gözlerden uzakta
Gıda boyasız ve orta şekerli bir paradigma”
Atıl Yolculuk
Orhun Ege Aybek
Küre zarlar, köşeli küreler, tek kenarlı piramitler ve çapsız silindirler.
Dünyama hoş geldin, burada her şey tersine.
Yukarı düşer, dibe yükselirsin ve başın değil dünyan döner.
Ölürken doğum sanar, doğarken kapılırsın ölüm hissine.
Korkunca sever, sevdiğinde korkarsın.
Burada aradığını bulsan da ararsın.
Üzülünce kahkahalar atar, mutluyken ağlarsın.
Keyif almaya kalkışınca acıyla kıvranırsın.
Her kıvranışta keyifle dolar,
Her kavuşumda yine arar,
Her kahkahanın içinde ağlar,
Her anında terse yatarsın.
İçtiğin suyla kurur ağzın, güneşin altında donarsın.
Suyun dibe çekme kuvveti vardır burada, soluyamazsın.
Yağmurlar yerden yağar, kar burda gökte tutar.
Günler düne akar, ilerlersin geriye ve yaşadım sanarsın.
Dünyama hoş geldin, üzgünüm yoktur burada güzel bir karşılama
Hoş geldin sanarsın ancak gitmişsindir, uğurlarım elimden geldiğince
Özlemle dolup hüzünlenirim, bana geldiğini sanan her heyecanlı dostta
Varış noktası erişilmezdir ve kahraman hiç olmaz bu serüvende
Hep kaybeden olur…
Burada kaybedince kazanırsın.
Okyanuslar kurur…
Kumun üzerinde yüzdüm sanarsın.
Gözyaşlarının değeri sevince karşılık,
Burada, kutlamalarda yakılır her ağıt.
Ağlaya zırlaya yaşanan mutlu çığırtanlık,
Burada kötü sayılmaz hepsi birer başyapıt.
Hoş geldin ve uğurlar olsun sana,
Yolu bitmeyen ve pek yorgun yolcu.
Keşke ilaç olabilseydim şaşkınlığına,
Ne yazık ki bitmez burada hiçbir sorgu.
Cevap olmayacak, koşacaksın mısralar boyunca.
Arayışının daimi olacağını anlayacaksın anında.
Kaybolacaksın takip eden virgüller içinde, hecelerce
Soru işaretleri eşlik edecek sana bu yolculuğunda.
Orhun Ege Aybek kimdir?
1995 Bakırköy doğumlu Orhun Ege Aybek İstanbul’da yaşar. İlhamı acıdan, sevgisi zevkten gelir. Bunları doğumun ılıklığı ve ölümün soğukluğu ile harmanlar. Gerçeklik onun için ancak bilim ile anlaşılır bir şeydir ve ancak sanat ile çekilir bir çiledir. Hakikatin peşinde koşarken çürütmeyi pek sever hayatın yılgın yanılsamalarını. Onun için insanı insan yapan bilmek ve bildirmektir, öğrenmek ve öğretmek.
Görsel: Filistin’de Palmiye Ağaçları, İlker Hepkaner