Basın Açıklaması: Onur Yürüyüşü Yargılanamaz!

Bugün (13 Mayıs 2022) Çağlayan Adliyesi’nde okunan basın açıklamasının tam metni.

Geçtiğimiz yıl Haziran ayında 19. LGBTİ+ İstanbul Onur Yürüyüşü öncesi Mis Sokakta polis saldırısı gerçekleşmiş, gün boyu devam eden saldırıların ardından 41 kişi gözaltına alınmıştı. Bugün burada, açılan 6 ayrı davadan biri olan 19 kişinin yargılandığı onur yürüyüşü davası görülüyor. Gözaltına alınanlar hakkında hazırlanan iddianamede polis tarafından uygulanan işkence ve kötü muamele yer almazken özgürlük ve eşitlik talebi için sokağa çıkan LGBTİ+’lar cezalandırılmak isteniyor. Bu hukuksuzlukta ısrarcı olanlara tekrar hatırlatalım: basın açıklaması haktır, protesto haktır, örgütlenmek, itiraz ve mücadele etmek haktır.

Yıllardır kopyala yapıştır gerekçelerle yürüyüşümüzü yasaklayanların gerekçelerinden biri ise halkın huzur ve güvenliğini tehdit etmek. Halkın huzur ve güvenliğini tehdit eden Onur Yürüyüşleri değil, altı yıldır onur yürüyüşlerine saldıran kolluk ve LGBTİ+ düşmanlığını politikası haline getirmiş iktidardır. Bizi yargı taciziyle korkutmaya çalışanlar bilmelidirler ki toplumun huzuru gezi davasında yargılananlar, politik tutsaklar, hayatını savunan ve müebbetle yargılanan kadınlar özgür kaldığında, LGBTİ+’lar dahil tüm ötekileştirilenler, düşmanlaştırılanlar, ezilenler haklarını aldığında ve yaşamları güvence altına alındığında sağlanacaktır. Eşitliğin, özgürlüğün olmadığı bir toplumda huzur da mümkün değildir!

Türkiye’nin en büyük yürüyüşlerinden birisi olan Onur Yürüyüşü’nü 2015’den beri yasaklayan erkek-devlet, LGBTİ+’lara yönelik hedef gösterme, nefret söylemleri ve özellikle trans kadınlara yönelik kamusal alanlardaki saldırılar yoluyla cezasızlıktan güç alan failler yaratmaktadır. Toplumsal cinsiyet eşitliğine inanmayan iktidar İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıp bizleri şiddete açık hale getirirken söylemini de transfobi/homofobi üzerinden temellendirerek adeta şiddet faillerine arka çıktı. LGBTİ+’ların temel haklarına ulaşmasına engel olan, LGBTİ+’ların taleplerine kulaklarını tıkayarak, bizleri yok saymaya çalışanlara inatla tekrar söylüyoruz: Bizler mücadele etmekte kararlıyız, hayatlarımızdan ve haklarımızdan vazgeçmeye niyetimiz yok. LGBTİ+’lar olarak yaşama, barınma, çalışma, eğitim ve sağlık gibi en temel haklarımızı geri almak; varoluşumuz baskılanmadan, rencide edilmeden, kınanmadan, aşağılanmadan yaşamak için verdiğimiz bu mücadelenin geri dönüşü yok.

Bizim geleceğe dair duyduğumuz umut, mücadelemizdeki inat ve ısrar, ufkumuz ve hayallerimiz sizin baskınızdan çok daha dirençli. Varoluş mücadelemizin dünü, bugünü ve yarını sizin yasaklarınızı aşar. Çünkü biz hep buradaydık, buradayız ve burada olacağız.

19 yıl olduğu gibi bu yılda bir araya geldiğimiz, birbirimizi bulduğumuz, varoluşumuzu, onurlu bir yaşam sürme mücadelemizi kutladığımız sokaklarda olmaya devam edeceğiz.