2021’de Saçımı Tararken Neler Dinledim?

İlker Hepkaner

2021 berbat bir sene oldu. 21. yüzyılın en önemli özelliği olan gelenin gideni aratması ilkesi şaşmadı; hep beraber sürekli ya üzüldük ya da sinirlendik, gideni mumla aradık Müzik dinlediğimiz platformlar “al işte, böyle bir sene geçirdin” diye bizi müzikal 2021’imizle yüzleştirdiğinde bazen en yakın arkadaşlarımızla hala ne kadar farklı müzikler dinlediğimizi gördük, bazen de sosyal medyada en alakamız olmayan insanla tekrar tekrar aynı şarkıları dinlediğimizi. Müzik gitgide yanyana dinlemeden paylaştığımız bir şey haline geliyor, daha az hep bir ağızdan şarkı söylüyoruz, ama onsuz da yapamıyoruz. Her şeye rağmen 2021 biz “müzik dinlemezse ölecekmişler” için çok güzel bir sene oldu. Kimi şarkılar dönemin o tatlı tabiriyle “bizi g*tümüzden pıçakladı.” Kimi şarkıları sonsuz kere tekrar tekrar dinlerken metro duraklarını kaçırdık. “Streaming yüzünden albüm dinlemeyi unuttuk” diyorduk ama sağ olsun bazı sanatçılar yılmadılar, bize baştan sona bir deneyim olan albümler hazırladılar Hepsini dinledik, eşe dosta gönderdik, onlar bizim sevdiğimiz albümleri bir defa bile dinlemeyince triplerimizi attık ve düşe kalka yılın sonuna geldik. Tüm sene Sezgin İnceel’le birlikte sunduğum Yine Yeni Yeniden 90’lar’da müzik hakkında konuşmadan duramayan bir birey olarak bu sene hangi şarkıları, hangi albümleri neden dinledim, yazıya dökeyim dedim. Sevgili okuyucu, 2021’i tarihin tozlu raflarına gönderirken ben bu albümleri ve şarkıları dinledim.

Yılın Albümü: Melike Şahin – Merhem

Şaşırdınız mı? Sanmam. Kendisi hakkında çok yazıp çizdim, hatta Velvele’de bu sene en çok paylaşılan yazım sanatçının içimdeki sıla özlemine yaptığı o büyülü etki üzerine yazdığım “Melike Şahin’in Bana Ettikleri” oldu. Bu elbette ki tesadüf değil. O itiraflar silsilesini ilk olarak bir albüm eleştirisi olarak kaleme alsam da sevgili editörüm Bawer’in yılmaz inadı sayesinde daha duygusal, daha gerçek, daha içten haline getirebilmiştim. Ancak Melike Şahin hakkında söylediklerimin hepsini tükettiğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz arkadaşlar. Çünkü Melike Şahin sadece bu senenin en iyi albümünü yapmadı, kendisi Merhem’le müzik dünyasına ve daha önemlisi hayatımıza adını altın harflerle yazdırdı. Öpmem Lazım’a çektiği videonun lubunyalığı da zırıllığı da kendisini binlerce kat daha fazla sevmeme sebep oldu. Neyse, bu sene en çok Melihe Şahin dinledim, dinlettim, en çok onu övdüm ve hala en iyi albümü onun yaptığını düşünüyorum. Aksini düşünenleri Samatya’daki rakı gecesi rezervasyonundan çıkarıyorum, bye bitch!

Yılın Sürprizi: Ebru Yaşar – Gel de Sevme

Gel de Sevme’yi çıktıktan aylar sonra Bawer sayesinde fark etsem de Ebru Yaşar’ın bu mükemmel albümünü o kadar çok dinledim ki, kendisi beni affetmiştir diye düşünüyorum. Albümün duygu bütünlüğünü mü övsem, sözlerin tek bir yerde dahi aksamamasını mı? Veya Ebru Yaşar’ın her şarkıyı yaşıyor gibi söyleyerek bizlere yaşatmasından mı bahsetsem? Bu albüm tüm yaz metro yolculuklarımda bana eşlik etti, pandemi nedeniyle bomboş başlayan bu yolculuklar kalabalıklaştıkça elimden tutup “yapabilirsin kurt bakışlım” dedi. O yüzden bu albümü gel de sevme, diyerek övgülerimi kötü bir şakayla bitiriyorum.

Yılın Piknik Albümü: Japanese Breakfast – Jubilee

Japanese Breakfast’ın Jubilee’sini bu sene en çok pikniklerde dinledim. Çimler enseme batarken, aman bacağımı yine hangi böcek ısırdı diye merak ederken, güneş altında hafif bir şekerleme yaparken Michelle Zauner’in indie müzik dünyasının böğründen gelen sesi eşlik etti bana. Bu yazıda bahsettiğim diğer iki albüme nazaran çok daha eğlenceli bir albüm olan Jubilee’yi daha önce dinlemediyseniz hala çok geç değil. Erken kararan aralık akşamüstlerinde aradığınız hayat enerjisini size bahşetmek için dünyanıza güneş gibi hala doğabilir.   

Yılın Motivasyon Konuşması: Marina – Ancient Dreams In A Modern Land 

Bir albüme adı bu kadar mı yakışır? Marina’nın kendini bulduğu bu albüm çağdaş bir sound’da, yazının başında yerden yere vurduğum 21. yüzyılın keşmekeşinin basit, insani ve haklı sorularını soruyor. Albüm “hala bunu protesto ettiğimize inanamıyorum” dediğimiz konuları oldukça dürüst bir yerden dert ediniyor. Dinlerken güzel güzel sinirleniyorum, bu da beni oldukça gaza getiriyor. Eğer sizin de bir işi yapmanız için bazen birisinin kulağınıza “hadi ömrüm, sen yaparsın, aslan yelesi saçlım” diye fısıldaması gerekiyorsa bu albüm tam size göre. 

2020’nin Üzerime Düşen Gölgeleri

Lady Gaga – Chromatica 
Dua Lipa – Future Nostalgia 
Jessie Ware – What’s Your Pleasure?

Bak yine lafı Lady Gaga’ya getirdi diyeceksiniz ama kuralları ben koymuyorum arkadaşlar. Biz 2020’den kaçsak da, 2020 peşimizi bırakmıyor. Bunun bu üç albümün içimizde kalmasıyla alakası olduğunu düşünüyorum. O berbat seneyi evde Gaga-Dua-Jessie eşliğinde tepinerek geçiren bünyem.. bünyelerimiz 2021’de mekanlar açılınca bu albümlerdeki şarkıları bağıra çağıra söyleyerek dans etmeden rahat edemedi. O nedenle istesem de istemesem de bu harikaları da bol bol dinledim bu sene. İyi de yaptım ya, 2022’de de kesin çevire çevire dinlerim. 

Bunlar dinlediğim albümlerdi. Peki hangi tekliler kulaklarımdan eksik olmadı diye sorarsanız, işte size ufak bir liste. 

Hakan Kalgıdım – Dökünce Gül Dikenlerini
Sezgin İnceel – Kaldırım
Sertab Erener – Ateşle Barut (Her Dem Yeşil Versiyon)
Sezen Aksu – Hakim Bey
Parcels – Comingback
LP – Goodbye
PEK – Ama İstersen
Queer Elizabeth – Süreyya
Sharon Van Etten ve Angel Olsen – Like I Used To

Bu oldukça kişisel listeyi/yazıyı bitirmeden çok kısa bir şey söyleyeyim istiyorum. Hayır, Lil Nas X’ın albümü MONTERO’yu unutmadım. Albüme adını veren efsanevi şarkıyı evde, sokakta, voleybol sahasında, bisiklet tepesinde, kulüpte, plajda, takside, trende, duşta, yatakta ve aklınıza gelen başka bir dolu yerde dinledim. Ama albümün bütünü beni hiç mi hiç sarmadı, içine almadı Yine de kuzum Lil Nas X’i anmadan bitirmek istemem bu yazıyı. Umarım bu satırları okur ve telefon numaramı editörden ister. Bu önemli konuyu konuşmak için bir iki kokteyl içmek isterse gideceğimiz barı şimdiden düşünmeye başladım bile. Belki de Hawaii’de görüşürüz. İnsan hayalleriyle hayatta kalıyor be! (Sezen Cumhur Önal’a hürmetler.)

2022’nizin her şeye rağmen güzel, bol müzikli, danslı geçmesini diliyorum sevgili okur. Ölmez, sağ kalırsak seneye yıl sonu değerlendirmesinde görüşmek üzere.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.