OnlyFans’de Neler Oluyor?

İlker Hepkaner

Yaklaşık beş sene önce Londra’da kurulan OnlyFans özellikle pandemi döneminde porno sektörü ve seks işçileri için çok önemli bir platform haline geldi. İçerik üreticilerinin kendi belirledikleri ücret karşılığı sayfalarına üye olan hayranlarına başka platformlarda bulamayacakları videolar, fotoğraflar ve canlı yayınlar sunmalarını sağlayan platform özellikle erotik ve porno içerik* üreten oyuncular ve performans sanatçıları tarafından kullanılmaya başlandı. OnlyFans üyelik ücretlerinden belirli bir oranını kesip geri kalanı içerik üreticilerine bırakıyor. Geçen beş yılda yaklaşık %90’ı erotik ve porno içerik üreten iki milyon içerik üreticisi, 130 milyon kullanıcıya verdiği hizmetle OnlyFans şirketinin piyasa değerini bir milyar dolara çıkardı. Ancak şirket önce geçen hafta cinsellik içerikleri platformda yasaklama kararı aldı, sonra da bugün (25 Ağustos) beklenmedik bir biçimde geri adım attı. 

OnlyFans’ın bu karar değişiklikleri çok konuşulmayan bir konu olan platform kurallarına dikkatimizi çekmeli. Bu kurallar bir platformda hangi içeriğin yayında kalıp hangi içeriğin kaldırılacağının çerçevesini çizer. Her şirket bu kurallara kendi vizyonuna göre başka isim verse de platform kuralları bir platformun kullanıcılar ve içerik üreticileri arasındaki ilişkiyi düzenler. Buna ek olarak bu kurallar aslında bir sosyal medya şirketinin yatırımcıları, hisse sahipleri, birlikte operasyon yaptıkları üçüncü taraf şirketler ve hatta hükümetlerle ilişkilerini de temelden belirler. Bu nedenle platform kuralları bir sosyal medya şirketinin DNA’sıdır diyebiliriz. Mesela Twitter aşı karşıtı düşünceleri platformundan kaldırmak istediğini söyler ve uygulamada oldukça yalpalar, ancak erotik ve porno içerikleri şikayet edildiğinde mutlaka kaldırır. Bu içeriklerin yüklenmesini engelleyen teknolojiyi kullanmasa da, bu tür içerikleri paylaştığı için şikayet edilen hesapları askıya alır veya kapatır. Buna karşılık Instagram çıplaklığı neredeyse anında belirleyen teknolojisini kullanarak bu tür içeriklerin yüklenmesine dahi engel olur. Bu teknolojinin son kurbanı mesela dünyaca ünlü İspanyol yönetmen Pedro Almodóvar’ın yeni filmi Madres paralelas’ın meme ucu gösteren afişi oldu. Instagram bu olay kamuoyundan tepki görünce özür diledi ve afiş platforma geri döndü. Sonuç olarak her platform kendi kuralları çerçevesinde içeriğini kontrol eder ancak sosyal medya şirketleri bu kararları verirken yalnız başlarına görünseler de aslında binbir baskı altındadırlar. Yani bu kuralları sosyal medya şirketleri asla kendi başlarına belirlemez ve uygulamazlar. Bu kurallar sürekli değişir, eğilir, bükülür ve farklı coğrafyalarda farklı şekilde uygulanabilir. 

OnlyFans’in yaptığı (ve geri çektiği) son değişiklik bu platformun DNA’sını baştan sonra değiştirecek bir hamleydi. Geçen hafta artık erotik ve porno içeriğe yer vermeyeceğini açıklayan OnlyFans, kararından dönmeseydi markasını yeniden tanımlama konusunda nasıl bir adım atacaktı, çok merak ediyordum. Mesela Angelina Jolie’ye şiir okutup bunu sattırmayı veya Cameo gibi yarı ünlülere “doğum günün kutlu olsun Ahmetçiğim” videoları çektirmeyi mi düşünüyorlardı, bilmiyorum. Ancak kararından dönmeden önce OnlyFans erotik ve porno içerik yasağı kararını birlikte çalıştıkları bankacılık ortakları ve ödeme sağlayıcılar nedeniyle aldıklarını belirtmiş, yani suçu başkasına atmıştı. Bizimse tam olarak ne olduğunu anlamamız için yazar Ryan Nyburg’un “PostCultRev” isimli Twitter hesabında yayınladığı bir Tweet zincirini okumamız gerekti. PostCultRev’e göre OnlyFans’in yasak kararında MasterCard’ın -evet şu kendi paranızla size Paha Biçilemez bir hayat sunan MasterCard’ın- kendi hizmetleri için uyguladığı yeni kurallarının etkisi vardı. MasterCard’ın aldığı kararların arkasında ise liberal görünümlü muhafazakar yazar Nick Kristof’un yıllar önce pornoya karşı açılan savaşa dahil olması yatıyor. OnlyFans kararı şimdilik değiştirmiş olsa da biraz matruşkaya dönüşmüş bu konuya ayrıntılı bakmanın faydası var.

MasterCard o kararı neden aldı?

MasterCard geçen Nisan ayında hizmetini kullanan porno sitelerin içeriklerini çok sıkı bir şekilde denetlemesi gerektiğini söyledi ve görsellerdeki kişilerin açık rızasınının alınıp, hem oyuncuların hem de içerikleri sitelere yükleyenlerin kimlik ve yaş doğrulamalarının platformlar tarafından en sağlam şekilde yapılmasını salık verdi. Bu ne demek, bir örnekle anlatayım. Mesela MasterCard Instagram’dan şunu istiyor: Ahmet Instagram’a arkadaşlarının ona mutlu yıllar dilediği videoyu yükleyecekse (ve sonrasında MasterCard üzerinden bu videoyu satacaksa) Instagram (içeriği üreten Ahmet değil videoyu platformda tutan Instagram) Ahmet’in videodaki herkesin açık rızasını aldığından ve bu bireylerin reşit olduğundan emin olmalı. Yani videonun reşitlik ve rıza konularında kanunlara uyumlu bir şekilde çekilmiş olma sorumluluğu Ahmet’in değil, Instagram’ın. Bu, platform kuralları dünyasında oldukça pahalı ve meşakkatli kurallardan biri. Platformların işletilme fiyatını oldukça artırıyor. OnlyFans de bu pahalı operasyonun altından kalkamayacağı için MasterCard’a önce boyun eğdi. Ancak içerik üreticileri ve kullanıcı kaybına daha fazla dayanamamış olmalılar ki bu sorumluluğu yerine getireceklerini ilan ettiler. Bu sosyal medya dünyasında büyük bir kırılmaya sebep olabilir.

Peki MasterCard’ın bu “pahalı” talebinin arkasında ne var? MasterCard erotik ve porno içerik sunan sitelerin içeriklerini düzgün kontrol etmemesinin ve kimi içeriklerin insan kaçakçılığı mağdurları ve reşit olmayan çocukları içermesinin şirket için büyük bir problem olduğunu söylüyor. Burada MasterCard oldukça haklı. Pornhub ve tekelindeki siteler dünya üzerindeki erotik ve porno içerik trafiğinin büyük çoğunluğunu sağlamalarına rağmen şikayet edilen içerikleri kaldırmada oldukça isteksiz ve hantal davranıyordu. Pek çok zaman insan kaçakçılığı mağdurları ve reşit olmayan çocuklar kendilerini bu sitelerde -açık rızaları olmamasına rağmen- bulabiliyorlardı. Bu problemin kesin bir şekilde çözülmesi gerekiyordu, ancak MasterCard’ın yaptığı problemi çözmek değil, sadece kendini koruyarak İnternet’teki erotik ve porno içerik ekolojisini pahalı bir kaosa sürüklemek oldu. Bu kaosun neye benzediğini birazdan tartışacağım, ancak öncesinde işin diğer bir ilginç kısmına değinmek istiyorum. MasterCard bu kararı insan kaçakçılığı ve çocuk pornosu mağdurlarını düşündüğünden almadı. Bu kararın arkasında yıllardır porno sektörüne savaş açmış bir grup insan ve yalan haberlerle ördükleri muhafazakar bir panik var. 

Ah şu ABD’nin muhafazakarları

11 yıldır ABD’de yaşayan bir göçmen olarak beni bu ülkede hala şaşırtan bir şey varsa o da ülkenin muhafazakarlarının kendilerine suni düşman yaratmadaki becerisi. Çoğu dindar, beyaz, kırsal kesimde yaşayan ve Cumhuriyetçi olan muhafazakarların son on sene içerisinde yarattığı düşmanları alt ata yazsam bu makale okunmaz bir uzunluğa erişir, ancak yine de sizlere bir fikir verecek ufak bir liste vereyim: Göçmenler, LGBTİ+’lar, her türlü aşıyı yapanlar, yaptıranlar ve savunanlar, Müslümanlar, Araplar, sanatçılar, entelektüeller, bilim insanları, akademisyenler, aktivistler… Muhafazakarlara göre bu gruplardan bir veya birden fazlasına aidiyet hissedenler muhafazakarların kutsal gördüğü dedelerinin kölelerine toplattıkları pamuk gibi beyaz ve yine dedelerinin kölelerine işlettikleri şeker gibi tatlı Amerikan tarzı hayatlarına kast ediyorlar ve bunu yok etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu muhafazakarlar ne kadar kırsalda toplanmış olsalar da mutlaka büyük şehirlerde yaşayan yazarlara, entelektüellere veya entelektüel görünümlü sözde uzmanlara ulaşıp onları kendi dünyalarında yarattıkları canavarlarla mücadele etmeye ikna ediyorlar. Liberallerin sevip Pulitzer’e boğmaya doyamadığı Nicholas Kristof’un bu savaşa katılması da biraz bu modele uyuyor. MasterCard’ın büyük bir ahlaki panik içerisinde hızlıca kurallarını değiştirmesinde insan hakları ve sosyal adalet konularında köşe yazmanın ileri gelenlerinden birisi olan Kristof’un New York Times’a yazdığı köşe yazılarının etkisi büyük. 

Aralık 2020’de yayınladığı bir köşe yazısıyla Kristof Pornhub’ın yukarıda bahsettiğim tüm problemlerini birebir anlatıp erotik ve porno sektörünün en dominant şirketlerinden birisinin içerik yönetimi konusundaki başarısızlığına dikkat çekti. Bu yazı öyle ses getirdi ki Pornhub ani bir şekilde bir sürü videoyu platformundan sildi veya videolara erişimi engelledi. Ancak daha sonra The New Republic dergisi tarafından yayımlanan ayrıntılı bir araştırmada okuduk ki Kristof’un derdi Pornhub’ın kötü politikaları filan değil, kadın hakları ve insan kaçakçılığı hakkında yaptığı kötü gazetecilik örneklerine bir yenisini eklemek. Ve bunu yaparken de porno sektörünü yok etmek isteyen muhafazakarların sesi olmaktan gocunmadı. 

Peki bu porno karşıtı muhafazakarların esas amacı nedir? Pornoya neden savaş açtılar? Exodus Cry gibi derneklere göre pornonun ve bu sektöre bağlı insan kaçakçılığının en büyük nedeni toplumun Hristiyan ahlakından sapmış olmak. Dernekler kıyamet alameti(!) olduğuna emin oldukları porno dünyadan silinince toplumun Hristiyan ahlakına daha da yakınlaşacağını düşünüyorlar. Yani dertleri porno endüstrisinin bir kısmını besleyen ve porno sektörü olmasa başka sektörlerde daha sık tezahür edecek insan kaçakçılığını veya çocuk istismarını bitirmek değil. Çocuk istismarını çok da dert edinmemiş olmalarını Katolik Kilisesi’nin sistematik bir şekilde çocukları istismar edişine ses çıkarmamalarından anlayabiliyoruz. Dertleri yaşadıkları toplumu kafalarındaki Hristiyanlığa (yani the Handmaid’s Tale’de izlediğimiz o soğuk geleceğe) daha da yaklaştırmak. 

Porno sektörünün insan kaçakçılığı ve çocuk istismarının en büyük kaynağı olduğunu iddia etmek pek çok problemi bir arada sunuyor aslında. Öncelikle insan kaçakçılığının ve çocuk istismarının var olmalarının nedeni bazı sektörlerin yapıları değil, bunların olmasını engellemeyen (ya da olduğunda başka tarafa bakan) devlet ve kolluk kuvvetlerinin isteksizliği. Porno, medya, uzay veya tekstil sektörü fark etmez, bir sektörün insan kaçakçılığıyla işliyor olması, ilk önce buna izin veren hükümetlerin ve kurumların suçu. Her porno oyuncusu kendisinden büyük bir sistemin kurbanı olmak zorunda değil, bu işi severek ve isteyerek yapan birçok porno oyuncusu var. Ayrıca pornonun ahlaksızlık olarak yaftalanması ve porno izlemenin utandırılması da insanların kendileriyle veya başkalarıyla deneyimledikleri cinselliği sınırlamaya, tek tipleştirmeye ve değiştirmeye çalışanların kurmacasından başka bir şey değil. Porno karşıtlığı ahlakçılığın, elitizmin, esas suçluyu gör(e)memenin ve suç işlendiğinde onu doğru düzgün cezalandırmamanın bir araya geldiği, oldukça muhafazakar ve bugünün gerçekleriyle hiç de uyuşmayan bir tavır.

OnlyFans neredeyse bu tavrın kurbanı olacaktı diyebiliriz. OnlyFans ve benzeri diğer platformlar porno sektöründe aktörleri sömüren, yaratılan içeriği tek tipleştiren, ana akım olmayan beğenileri kıyıda tutan büyük porno stüdyolarının sektördeki baskınlığını kırma konusunda ön ayak oldular. Özellikle pandemi döneminde içerik üreticilerinin yaratıcılıklarının ön plana çıktığı, stüdyolar tarafından hor görülen veya dışlanan toplumsal cinsiyet kimliklerine sahip oyuncuların ve yönetmenlerin içeriklerini istedikleri gibi sunabildikleri, ana akım beğenilerin dışında kalan bedenlere veya cinsel arzulara sahip insanların talep ettikleri ve veya görsel olarak kendilerinin temsil edildiğini gördükleri bir ekoloji oluşturdular. OnlyFans geçen hafta alıp bu hafta değiştirdiği yeni kararla az daha bu devrimci özelliğini bir kenara bırakıyor ve Hristiyan ahlakını pusulası kabul eden büyük şirketlerin ve finans dünyasının buyruğu altına giriyordu. Görünen o ki ne kadar pahalı olsa da OnlyFans MasterCard’ın isteklerini yerine getirmeye ve kendi DNA’sını korumaya karar vermiş. 

Bu noktada OnlyFans içerik üreticilerini ve kullanıcılarını ne kadar koruyacak, bunu zaman gösterecek. Ancak büyük finans sektörünün uyguladığı bu baskılar MasterCard ve Visa’sız bir ödeme sisteminin düzensizliğiyle göz dolduran(!) kripto paraların baskınlığına evet diyebileceği ve bunun da kripto paralara ait problemlerin porno sektörünün problemi haline gelebileceğini öngörmek için müneccim olmaya gerek yok. OnlyFans kararından şimdilik vazgeçmiş olsa da ABD muhafazakarları -eğer onları biraz tanıdıysam- bunun peşini bırakmayacaktır. Bu muhafazakar grupların bir diğer ilginç özelliği inatçılıkları diyebiliriz, çünkü örneğin üzerinden neredeyse 50 sene geçmesine rağmen hala ABD Yüksek Mahkemesi’nin kürtaj kararını bozdurmaya çalışıyorlar. 

Porno İnternet gibi mükemmel bir fırtınada uyum göstererek ayakta kalmış dayanıklı bir sektör ve bu finansal fırtınayı da atlatacaktır. Umarım bu tartışmalar bizleri erotik ve porno içeriğin yaratılması ve dağıtılmasındaki sistemleri sorgulamaya, buralardaki eşitsizlikleri fark etmeye ve bağımsız oyuncuların ve üreticilerin yanında durmaya iter. MasterCard ve OnlyFans’ın bu ani değişiklikleri insan kaçakçılığı ve çocuk istismarı gibi iki önemli konu hakkında anlamlı bir tartışma başlatabilmeli. Kesin olan şu ki bu konuların ayrıntılı bir şekilde tartışılmasını ve tüm sektörlerin bu sorunlardan temizlenmesi için gereken mercilere baskı yapılmasını ABD’de veya başka bir yerde muhafazakarlara bırakmamız gerekiyor.  


* İngilizce’deki ‘adult’ yani yetişkin kelimesi İnternetteki içerikler için kullanıldığında Türkçe’ye erotik ve porno içerik olarak çevrilebilir. Erotik içeriği daha çok bedenin cinsel dürtüleri kışkırtıcı bir şekilde fotoğraflanması veya videoya alınması olarak tanımlarken, porno içeriği bir veya birden fazla kişinin görsellerde cinsel arzu içerecek eylemler yapıyor olması olarak tanımlayabiliriz. 

Sponsored by the Rosa Luxemburg Stiftung with funds of the Federal Ministry for Economic Cooperation and Development of the Federal Republic of Germany. The content of the publication is the sole responsibility of Velvele and does not necessarily reflect the position of RLS.