20 yılı aşkın süredir İrlanda‘da yaşayan 35 yaşındaki Kongo asıllı Yves Sakila‘nın “hırsızlık şüphesiyle” bir mağazanın güvenlik görevlileri tarafından gözaltına alınması sonrası hayatını kaybetmesi ülkede büyük infial yarattı. Sosyal medyaya yansıyan görüntüler, 2020 yılında Minneapolis’te polis memuru Derek Chauvin tarafından boynuna diz çöktürülerek öldürülen George Floyd‘u akıllara getirdi.
Tetikleyici içerik: Polis şiddeti
Sakila, 15 Mayıs günü Dublin’in en işlek noktalarından biri olan Henry Caddesi’ndeki Arnotts mağazasının önünde güvenlik görevlileri tarafından durduruldu. Toplam beş güvenlik görevlisinin dahil olduğu olayda içlerinden ikisi Sakila’nın yüzünü sertçe yere bastırırken, bir diğeri bir noktada genç adamın boynuna diz çöktü. Şehrin en kalabalık noktalarından biri olmasına çağrıldığı iddia edilen polis mağazanın önüne geç geldi. Olay yerinde bilincini kaybeden Sakila, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Konuyu parlamentoya taşıyan İrlanda Başbakanı Micheal Martin, yaşananların tüm boyutlarıyla eksiksiz biçimde soruşturulması gerektiğini söyledi. İrlanda Irkçılık Karşıtı Ağ ise aşırı güç kullanıldığından duyduğu endişeyi dile getirerek bir siyah adamın bu koşullarda hayatını kaybetmesinin son derece kaygı verici olduğunu açıkladı. Kongo topluluğunun temsilcisi Laure Zoya üyelerin büyük şok yaşadığını ve artık kendilerini güvende hissetmediklerini belirtti. Channel 4’a konuşan Sakila’nın yeğeni ise yaşananları ırkçı bir cinayet olarak tanımladı.
İrlanda’da bir süredir göçmen karşıtı ırkçı grupların sosyal medyada körükledi nefret ve bunun sonucunda sokağa yansıyan şiddetle mücadele ediyor. Cinayetin ardından yeniden devreye giren bu gruplar, Sakila’nın -üzerinde herhangi bir çalıntı ürün çıkmamasına rağmen- bir suçlu olduğunu öne sürerek güvenlik görevlilerinin tutumunu savunmaya ve cinayeti meşrulaştırmaya çalışıyor. İrlandalı antifaşistlerin ise tek bir talebi var: Yves için adalet!