Massachusetts’in batısında bulunan ve sadece kadın öğrencilere özel bir üniversite olan Smith College, ABD’deki benzeri çoğu okul gibi trans kadın öğrencilerin başvurularını da kabul ediyor. 155 yıllık geçmişe sahip kurum, “bir kadın üniversitesi olduğunu ve kendini kadın olarak tanımlayan tüm adayları kabul sürecine dahil ettiğini” vurgularken; doğumda kadın atanan non-binary’ler de bu okula başvurabiliyor.
Eğitim Bakanlığı, 4 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, “biyolojik erkekleri kabul ettiği ve onlara yurtlar, tuvaletler, soyunma odaları ve spor takımları dahil olmak üzere kadınlara özel alanlara erişim izni verdiği” iddiasıyla Smith College hakkında soruşturma başlattığını duyurdu. Bakanlık ayrıca üniversitenin trans ve non-binary kapsayıcı politikasının, federal fon alan herhangi bir okulda veya eğitim programında toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılığı yasaklayan, dönüm noktası niteliğindeki federal sivil haklar yasası Title IX’u ihlal edip etmediğini de soruşturma kapsamına aldığını haber verdi:
“Title IX, üniversitelerin tamamen erkek veya tamamen kadın öğrencileri kabul etmesine izin verir; ancak bu izin öznel cinsiyet kimliği değil, biyolojik cinsiyet farkına dayalı olarak geçerlidir. Kadın kimliğini benimseyen erkek öğrencileri kaydeden bir kadın üniversitesi, Title IX kapsamında tek cinsiyetli üniversite olarak nitelendirilemez.”
“Trans öğrencilere verilen desteği artırmak için aktif olarak çaba gösterdiklerini” belirten Smith College, translar öğrencilerine sağlık hizmetleri ile akran desteği gibi kaynaklar sunuyor. Ayrıca kampüs içinde tek kişilik, cinsiyetsiz tuvaletler ile özel giyinme ve duş alanlarına sahip cinsiyetsiz bir soyunma odası da bulunuyor.
Konuyla ilgili konuşan Ulusal LGBTİ+ Hakları Merkezinden avukat Shannon Minter, Trump hükümetinin ayrımcılıkla mücadele yasalarını, amaçlarının tam tersine, ayrımcılığı artırmak için bir silah olarak kullandığını söyledi:
“Bu, savunmasız bir grup çocuğa karşı yürütülen acımasız bir intikam kampanyasıdır ve bu gençlerin ve ailelerinin neler hissettiğini önemseyen herkesin buna karşı sesini yükseltmesinin zamanı geldi de geçiyor.”