1100’ü aşkın müzisyen ve kültür işçisinin imzaladığı açık mektup No Music for Genocide (Soykırıma Müzik Yok) platformunun web sitesinde yayımlandı.
Yayıncıları ve izleyicileri, İsrail’in katılımına izin veren Eurovision’u boykot etmeye çağıran mektupta, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları nedeniyle organizasyondan men edildiği, ancak Gazze’de üç yıldır sürdürdüğü soykırıma rağmen İsrail’in yarışmasına izin verildiğinin altı çizildi.
“Müzisyenler ve kültür çalışanları olarak, çoğumuz Avrupa Yayın Birliği (EBU) bölgesinde yaşıyoruz. Eurovision’un, İsrail’in Filistinlilere karşı yürüttüğü soykırımı, kuşatmayı ve acımasız askerî işgali örtbas etmek ve normalleştirmek için kullanılmasını reddediyoruz. EBU, suç ortağı olan İsrailli yayıncı KAN’ı yasaklayana kadar, kamu yayıncılarının, sanatçıların, parti organizatörlerinin, ekiplerin ve hayranların Eurovision’u boykot etmeleri yönündeki çağrılara destek veriyoruz.”
EBU’nun Rusya ve İsrail’in suçlarına verdiği ikiyüzlü tepkilerin, Eurovision’un sahip olduğunu iddia ettiği “tarafsızlık” yanılsamasını ortadan kaldırdığı vurgulanan mektupta, 2022’de EBU’nun, Rusya’nın katılımının “yarışmanın itibarını zedeleyeceğini” savunduğu da hatırlatıldı.
“Ancak Gazze’de 30 aydan fazla süredir soykırım suçu işlenmesine, Batı Şeria’da etnik temizlik yapılmasına ve Filistinlilerin topraklarının gasbedilmesine rağmen, İsrail’e aynı politikanın uygulanması yeterli görünmüyor.”
İmzacılar, İspanya, İrlanda, İzlanda, Slovenya ve Hollanda’yı yarışmaya katılmama kararları nedeniyle kutladı; benzer yönde karar alan sanatçıları da tebrik etti.
“Sanatçılar, Güney Afrika’daki baskıya karşı nasıl birleştiyse, biz de şimdi aynı şekilde bir arada duruyoruz.”
“ABD-İsrail’in ‘Yeni Gazze’de’ aşırı gözetim altında toplama kampları kurma planları varken, hangi sanatçı veya Eurovision hayranı, vicdanen Avusturya’da düzenlenecek bir sonraki yarışmaya katılabilir?”
“İsrail’in soykırıma dayalı şiddeti, Filistinlilerin yaşamlarını hem fon müziğine dönüştürüp hem de sustururken; İsrail hapishanelerindeki çocuklar mırıldandıkları bir melodi yüzünden dayak yerken; Gazze’de neredeyse tüm sahnelerden, stüdyolardan, kitabevlerinden ve üniversitelerden geriye, altında katledilen bedenlerin hâlâ çıkarılmayı ve uygun biçimde defnedilmeyi beklediği moloz yığınlarından başka bir şey kalmamışken sessiz kalmayı reddediyoruz.”
“Dünyanın dört bir yanındaki vicdan sahibi insanlar, özgür bir Filistin ve daha özgür bir dünya için her sektörde suça ortak olmaya karşı mücadele ediyor. Bizlerin çoğu, sektörde Eurovision’u hafife alırken ya da kültürel üreticiler olarak kendi gücümüzden kuşku duyarken, soykırımcı İsrail’in liderleri yarışmanın jeopolitik değerinden açıkça söz ediyor.”
Mektup şu sözlerle sona eriyor:
“Sanatçılar olarak kolektif irademizin ve reddin gücünün farkındayız. Susarak suç ortağı olmayı reddediyoruz. Sektörümüzdeki herkesi bize katılmaya davet ediyoruz. Her sektörde suç ortaklığına son vermeye yönelik tüm ilkeli çabaları destekliyoruz.”
Soykırıma sahne yok. #BoycottEurovision