LGBTİ+ şairlere yer verdiğimiz Yeryüzü Ağacı, verdiği aradan Sumru Tamer’in şiirleriyle dönüyor. Şairin seçki için seçtiği görsel Claire Heude’ye ait.
—————————————————————————————————————————————————–
Bulaşık kokan sevgilim zehir sever
Dehşetle imha edildi
Hava çepe, kesif koyu
Firar gözaltına alınıyor
Tam teçhizatlı bir yalnızlık benimkisi
O ise ivecen
Bulaşık kokan sevgilim, zehir sever
Kerterizimiz düzgün değil
Gündelik sancılarımız ifşa oluyor
İpliği meydana, foyası düne çıkan zehirden.
Bulaşık kokan sevgilim zehir sever
Hani kışı çileden çıkartıp
Beraber terlediklerimiz gibi
Tadı damağımda kalır oyalanan zehrimizin
Yılankavi bir yoldan kıvrılırım içime
Ve patlarım
Dün güne gün belkiye dönüp de
Her sabah pencereleri açınca
Bulaşık kokan sevgilim zehir sever
Ben de onu severim
Tamtakır yalnızlığım çamur kokar, ben de onu severim.
—————————————————————————————————————————————————–
Çarşaf çarşaf antidepresan
Eşkaline mahkum olduğu bir sevgili.
Tül inceliğinde bir protokolle veda edildi.
Ve gölgesisıra talihsiz bir casus adımlayarak fısıldıyor:
“Aşkın sahilindesin, paramparça dalgalar.”
Ve mahcup bir yokuşun başında
toprağını değiştirip
tek tek çekti içinin perdelerini
acil masallar zihninde
bir hayvanat bahçesinde
sus payı verilmiş bir arslan
küsüratlı bir aceleyle acının bitmesi için çırpınan
askıntı bir ter antidepresan
Harabe balkonlara varan pas tutmuş adımlarla
yanılabilen atlaslarda çarşaf çarşaf kovalanmış
bahtsız parmak izleriyle aşık bir hırsız infilak ediyor:
“Bu cereyanda unutmak kaç zaman?”
Naklen ve provasız yaşamı
irkilivermiş terk edilişiyle
ölmedik yerinde bir sabahın
henüz mahmur enlemlerin ezberlenmiş güzergahında
müstehzi bir ruh üflese
kendine
bire bin katarak
tenine
küstah bir cılk yara kapansa dizlerine:
“kârlı bir tartaklama lazım buna”
Ve yadigâr anıları
ürküp tüyse
bu asayişle
Seni mahkum kaçakçı…
(Tarlabaşı Haziran 2024)
—————————————————————————————————————————————————–
Artık eve gidebilir miyiz?
Portakal bıçağından sızarken kokusu
arzularımın
enkazlar yanılgılarımı sayıklıyor
Ardımda bir telaş bırakıyorum
zamanın deliklerinden akıp sızlanıyor
Badanası gelmiş aşklarım
birer ikişer dökülürken
arsenik yutmuş bir kitap sayfalarca ölüyor
Donumu ters giydirirken sevgilim
nakışlarımı söküp bırakıyor
“Her şiir bir gün geçer“*
Ama ya şiirden dönüş
Arabeskle hizalanıp
çorak kıtalarımda arkamda kırıntılarla ilerliyorum
(FRANSA)
—————————————————————————————————————————————————–
Sumru Tamer kimdir?
Sumru, şiir ve öyküler yazan, sanatsal ifade özgürlüğü, edebiyatta müstehcenlik, kuir teori üzerine çalışan aktivist bir lubunya. 17. Kadın Kadına Öykü Yarışması’nda Jüri Özel Ödülü aldı. Son zamanlarda drag king performansı ve kuir karikatür ile de ilgileniyor. Kısacası multidisipliner ve mütevazi bir şekilde kültür sanat alanında üretim yapmaya çabalıyor.