Belki de Lana Del Rey Haksızdır

Yüsra Yüce

Uzun tırnaklı parmaklarının arasında sigara, kabartılarak dağınık toplanmış saç ve jilet gibi çekilmiş göz kaleminin gizlediği buğulu gözler. Lana Del Rey’in herkesin gözünün önünde beliren havalı görüntüsü yaptığı müzikle de birleştiğinde onu iyice büyülü bir hale sokuyor. Bizim jenerasyonumuzun, 95 sonrası neslin kadınlarının Lana ile tanışıklığı çok erken yaşlara denk geliyor. Akranım kadınların hayatlarının elbet bir yerinde, özellikle erken dönemlerinde delilercesine Lana dinlediği bir evre olduğuna eminim. Hala ara ara sevdiğim parçalarını açıp dinlerim. Leonidas Carabelli’nin geçtiğimiz günlerde Velvele’de yayımlanan yazısında dediği gibi “Amerikan rüyasını hala dibine dek yaşayan, 50’lerin ve 60’ların güzellik kraliçelerine öykünen tarzıyla ikonlaşmış bir sanatçı Lana. Yazıdaki ‘’çok ama çok cool bir Yıldız Tilbe’’ benzetmesinin epey doğru ve komik olduğunu düşünüyorum. Lana’nın müziği içerik bakımından Yıldız Tilbe’ninkinden çok farklı olmayan bir müzik, Lana’nın aşka ve hayata dair dünyası da Tilbe’ninki gibi epey arabesk. 

Yazıda üzerinde özellikle durulan, Lana’nın hip hop kültürüne dair söylemleri kafamda bazı soru işaretleri yarattı. Lana ile erken tanışıklığımdan söz etmemin sebebi de buydu. Lana Instagram’da paylaştığı bir gönderide “beyaz olmayan birkaç meslektaşının yaptığı müziğin yüzeysel olduğunu, duygu barındırmadığını ve bir nevi vücutlarını satmak olduğunu” söylemişti. Tüm bu olaylar üzerine yazıyı kalem alan Leonidas Carabelli şöyle bir yorumda bulunmuş: “Söylemek istediği belki de hip-hop ve rap kültürünün hakim olduğu günümüz müzik endüstrisinde, şarkı sözlerinin sadece kadın vücudundan bahsettiği, agresif ve naif olmadıkça para kazanılmadığı ya da para için sadece bunların gerekli olduğu veya, eskiden olduğu gibi, aşka dair duygular içermediğidir.” Lana’nın yorumlarının böyle bir yolla savunulmasını en fazla sanatı aracılığıyla kendisiyle kurulan bağa bağlayabiliyorum. Zira Lana Del Rey’in birkaç parçasına denk gelmiş kimseler, parçalarının ve romantize ettiği yaşam tarzının problematikliğini görmekte zorluk çekmeyeceklerdir. Meseleyi sanat eserinin içeriğine çekmek değil niyetim, fakat Lana’nın söylemiyle eserin içeriği ve buradan hareketle niteliği konusu açıldıysa hodri meydan demekten geri kalamayacağım. Çünkü “Cool Yıldız Tilbe”nin yanına ahlakçı bir Hıncal Uluç da eklemek gerektiğini düşünüyorum. 

Lana’nın parçaları büyüleyici bir aşk, loş bir ışık ve radikal bir başkaldırıdan çok toksik ve çirkin ilişkileri, sokak aralarının gri ışıklarını ve erkek otoriteye boyun eğişini konu edinir. Yazdığı şarkı ve şiirlerin baş kahramanları fiziksel ve psikolojik şiddettir. Büyük bir aşk hikayesi aktarıyormuş gibi görünen şarkılar, suistimalle dolu ilişkileri anlatır. Evet, tüm “güzellik kraliçeliğine” ve cool’luğuna rağmen Lana’nın romantize ettiği ilişki türü böyledir. O halde, hip hop sektöründeki kadınlar hakkında yaptığı yorumun kendi şarkılarının harika içeriklere sahip olmasından ve/veya “eleştirdiği” kadınların problemli parçalarından ötürü olmadığı konusunda hemfikir olabiliriz. Geriye hip hop’ın yükselen kadınları ve onlara verilen tepkiye dair uzun süredir, özellikle WAP (Cardi B & Megan Thee Stallion şarkısı) çıktığından beri, üzerinde düşündüğüm bir durum kalıyor.

Rap müziğin beslendiği kültürden hareketle bir direniş müziği olduğunu hepimiz biliyoruz. Fakat bu tarz müziğin oldschool dönemlerinde dahi eksik olmayan bazı diğer temaları olduğunu da çok iyi biliyoruz: Seks, alkol, uyuşturucu, göt, “kaltaklar”, daha çok göt… Elbette bunların hepsini Lana da biliyor, sonuçta “we grew up on hip-hop.” Özellikle new school ve ardından gelen rap dönemi bu temaları daha fazla kullanmaya başladı. Rap müziğin 90’lardaki keskin yükselişiyle birlikte bir daha düşmemesinden, hala en çok dinlenen müzik türlerinden biri olmasından ötürü hepimiz bu temalara iyice alıştık. Rap müzikte kadın MC’lerin popüler, ana akım hale gelmesi ise çok daha yeni, birkaç senelik bir süreç. Elbette benzer temaları kadın MC’ler de işliyor. Fakat çoğu şarkıda erkek MC’lere nazaran daha yumuşak ele aldıkları bu temalar kadın MC’ler tarafından kullanıldığında büyük tepkilerle karşılanıyor. Özellikle kadınlar şarkılarında kendi cinsellikleri  hakkında bir şeyler söylediklerinde tabiri caizse kıyamet kopuyor. Cardi B ve Megan Thee Stallion’ın çalışması olan WAP, geçtiğimiz yaz yayınlandığında yer yerinden oynadı demek abartı olmaz, şarkı ve video haftalarca süren bir gündeme dönüşmüştü. Elbette parçayı çok severek dinledik fakat ortalığı ayağa kaldırmasının tek sebebi bu değildi. Şarkının ne kadar ahlak bozucu olduğuna dair eleştiriler hiç gecikmeden dillendirilmeye başladı ve benzeri yorumlar çığ gibi büyüyerek devam etti. Şarkı tamamen seks üzerineydi, Megan’ın da Cardi’nin de verse’leri tamamen bunun üzerine kuruluydu. Fakat ilgi çekici olan şey, neredeyse 30 yıldır rap müzikte sürekli duyduğumuz şeylerin, karşılaştığımız seks temasının kadınlar tarafından yoğun bir şekilde işlenmesiydi. Elbette WAP, bu durumun en gözle görünür örneği. Onlarca kadın MC çekinmeden cinsellik üzerine parçalar yazıyorlar ve her seferinde tekrar tekrar topa tutuluyor, “kaltak utandırmaya” (slut shaming) maruz bırakılıyorlar. Oysa aynısını, hatta daha sertini erkekler yaptığında/söylediğinde bu durumdan hiç rahatsız olmuyoruz; bazı bağnazların şarkıların üslubuna dair ufak eleştirileri dışında gündem bile olmuyor. 

Lana Del Rey’in rap müziğin kadın MC’leri üzerine yaptığı yoruma ve benim kafamdaki soru işaretine dönecek olursak, Lana’nın rap müziğin ne kadar leş, sadece kadın bedeninden bahseden, duygu barındırmayan ve agresif bir müzik türü olduğunu söylemek için neden şimdiyi beklediğini merak ediyorum. Bu eleştiriyi neden özellikle kadın meslektaşları üzerinden yapmaya karar vermiş? Rap müzikte kadın bedeni erkekler tarafından objeleştirilirken romantize ettiği toksik ilişkilerden birinde miymiş? Siyah Hayatları Değerlidir eylemleri ABD’yi kasıp kavururken Cumhuriyetçi polis erkek arkadaşıyla gününü gün etmesini eleştiren hayranlarının dikkatini dağıtmak için böyle bir açıklama yapmış olabilir mi? Acaba bu gereksiz beyan kendisine yöneltilen ırkçı, Trump destekçisi ithamlarını püskürtmek/unutturmak için bulduğu ucuz bir taktik miydi? İnsanın aklına türlü türlü şey geliyor ancak elbette bu sorulara kesin cevaplar bulmak olanaksız. Fakat cevabını kesin olarak bildiğimiz bir şey var, kadınlar ulaştıkları her alanda kendi cinselliklerini ifade etmekten çekinmiyor, korkmuyorlar ve gelecekte de korkmayacaklar. Cinselliği sadece kadınlar için tabu haline getiren o ahlakçı anlayışa rağmen twerk’lerini de yapacak, hakkında şarkılar da söyleyecekler. Lana Del Rey gibiler kendi bedenlerimizle yaptıklarımıza saygı duymayı öğrenene dek…