Dünyanın Velvelesi, dış kaynaklı haberlerden oluşan bir derleme. Gözden kaçırdığımız, yoğunluk nedeniyle vakit ayrılamadığımız ya da geç kaldığımızı düşündüğümüz haberlerden oluşuyor. Haber önerilerine de açığız. Derlemeye dahil edilmesini istediğiniz haberleri iletisim@velvele.net adresine gönderebilirsiniz. İyi okumalar…

ROMEO GACAD/AFP/Getty Images/File
Endonezya’da bir kadın polise cinsel saldırıda bulunan üç erkek polis, sadece “resmi bir özür” ve “danışmanlık” cezası aldı. 18 yaşındaki kadının, olayın birden fazla kişiyi içerdiğini ve birden fazla yerde gerçekleştiğini söylediği olay, ilk olarak kurum içi etik prosedürleri kapsamında ele alındı; ancak erkek polislere verilen cezaların yetersizliği üzerine kadın polis, adalet mücadelesini Ceza Soruşturma Dairesine şikâyette bulunarak resmiyete döktü. Bu şikâyet, kadının yaşadıklarının kurum tarafından ele alınış biçimine dair kamuoyunda geniş bir tartışma başlattı. Dava sürüyor.

İngiltere’de, “Müslüman sandığı” Sih inancına mensup bir kadına tecavüz eden John Ashby’ye ömür boyu hapis cezası verildi. 32 yaşındaki beyaz İngiliz erkeğin, indiği otobüsten evine kadar takip ettiği kadını saldırı sırasında Müslüman karşıtı ve kadın düşmanı hakaretlerle aşağıladığı ortaya çıktı. Birmingham Kraliyet Mahkemesi’nde görülen duruşmada John Ashby, “tecavüz”, “dini temelli saldırı” ve “hırsızlık” suçlamalarını kabul ederken savunmasında “kadını Müslüman zannettiği için” tecavüz ettiğini söyledi. Yargıç, Ashby’yi “son derece iğrenç bir ırkçı ve İslam düşmanı” olarak nitelendirdi.

New York Knicks basketbol takımının sahibi ve Madison Square Garden spor tesisinin CEO’su James Dolan’ın, iddialara göre gözetleme teknolojisi kullanarak trans bir kadının lavaboya gidişleri dâhil tüm hareketlerini saniye saniye takip ettiği öne sürüldü. Madison Square Garden’ı iki yıldır ziyaret eden kadının her hareketinin Dolan’ın güvenlik personeli tarafından kaydedildiği belirtildi. Güvenlik şefi John Eversole’un, takıntı hâline getirdiği ve “oyunculardan uzak tutmak istediği” trans kadın için güvenlik kayıtlarında özel bir dosya bile oluşturduğu ifade edildi.

Kazakistan’da bir mahkeme, LGBTİ+ aktivisti
Zhanar Sekerbayeva’yı darp suçundan 173.000 Tenge (16.800 TL) para cezasına çarptırdı. 2025 yılının sonunda Zhanar ve birkaç LGBTİ+ aktivisti, kendilerini takip eden bir grubun saldırısına uğramıştı. Zhanar’ın saldırganlar hakkındaki şikâyeti geçersiz sayılmış, savcılık daha sonra hakkında darp suçundan soruşturma açmıştı. LGBTİ+ aktivisti, mahkeme kararıyla, mağduru olduğu saldırının faili olarak cezalandırıldı. ILGA Avrupa, kararla ilgili şunları söyledi:
“Bu durum, adalet sisteminin kendini savunan aktivistleri cezalandırdığının çok net bir örneğidir. Kazakistan’da insan hakları savunucularının sistemik olarak gözünü korkutma çabası siyasi amaçlara hizmet etmektedir.”
Şeytanı camide tasvir eden Thank You Satan (Teşekkürler Şeytan) filmi, Fas’ta yobazlar tarafından hedef gösterildi. İnsan hakları örgütleri, filmin yasaklanması yönündeki çağrılara karşı çıktı ve tepki gösterenlerin, baştan sona izlemedikleri bir eserin sansürlenmesini talep etmelerini eleştirdi. Filmle ilgili giderek genişleyen tartışmalar ve başlatılan hukuki süreç, Fas’taki sanatsal özgürlük ile dini hassasiyetler arasındaki çatışmayı bir kere daha gözler önüne serdi.

Gisèle Pelicot, katıldığı bir etkinlikte kendisine hâlâ eski kocasının soyadını taşıma nedenini soran bir çocuğa şu yanıtı verdi:
“Tabii ki soyadımı eski kocama olan bağlılığım nedeniyle kullanmıyorum. Soyadımı ailem ve torunlarım için kullanıyorum. Basının büyük ilgisi sebebiyle açıkça soyadımı kullandım. Bu sayede eski kocamın yaptığı korkunç şeylerle benim mücadelem arasında denge kurabildim. Şimdi Pelicot soyadını duyunca torunlarım, gösterdiğim bu mücadeleyle gurur duyuyor.”

İran savaşıyla ilgili çevrimiçi paylaşımları nedeniyle doğum yeri olan Kuveyt’te gözaltına alınan Filistin asıllı ABD’li gazeteci Ahmed Shihab-Eldin, haksız yere 51 gün hapis yattıktan sonra beraat etti. Ödüllü queer gazeteci, 3 Mart’ta Kuveyt’teki ailesini ziyaret ederken tutuklanmıştı. Shihab-Eldin, yanlış bilgi yaymak, ulusal güvenliği tehlikeye atmak ve cep telefonunu kötüye kullanmakla suçlanıyordu. İnsan hakları grupları, beraat kararını memnuniyetle karşılarken, serbest bırakılan Shihab-Eldin Kuveyt’ten ayrıldı.

Siyah trans kadın seks işçisi 31 yaşındaki Davonta Curtis, 5 Nisan gecesi Chicago’daki apartman dairesinde erkek arkadaşı Bell tarafından dövülerek öldürüldü. İddialara göre, katilin cinayetten önce Google’da “birini çekiçle nasıl öldürürüm” ve “biri uyurken kafasına çekiçle vurursam ne olur” şeklinde aramalar yaptığı tespit edildi. Kardeşi, 8 Nisan günü Curtis’in cansız bedenini bulduktan sonra polise haber verdi. Polis, yürüttüğü soruşturmada Bell’in elinde Curtis’in arabası, anahtarları ve kanlı bir çekiç buldu. Transgender Law Center’a göre, trans kadın seks işçilerinin 4’te 3’ü cinsel veya duygusal partnerleri tarafından şiddete maruz kalıyor.
Suriye’nin cihatçı cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa, 20 Nisan günü Şam’daki bir spor salonunda, ABD’li rapçi Missy Elliott’ın şarkısı “Work It” eşliğinde dans eden kadın dansçıları izlemesi nedeniyle cihatçıların sert tepkisiyle karşı karşıya kaldı. Sosyal medya platformlarında yobazlar, Şaraa’yı dinden dönmekle ve cihada ihanet etmekle suçladı. Bazıları, şarkının “müstehcen” olarak niteledikleri sözlerinin çevirilerini paylaştı. Bir kullanıcı, “Beşar Esad bile böyle davranmamıştı” diye öfkelenirken, bir diğeri Şaraa’yı “iki yüzlü” olarak nitelendirdi.

Vancouver’daki bir Burger King restoranında 24 yıldır çalışan Usha Ram, yönetimin “hırsızlık” olarak nitelendirdiği bir olay nedeniyle işten çıkarıldı. Cüzdanını unutmuş olan Ram, vardiyası bittikten sonra eve biraz yiyecek götürebilmek için müdüründen izin aldığını söyledi. Ancak şirket, daha sonra kendisine sadece bir sandviç almasına izin verildiğini iddia etti ve patates kızartması ile içecek gibi ek ürünleri izinsiz aldığını öne sürdü. Dava mahkemeye taşındı ve hâkim, özellikle Ram’ın temiz sicili ve hırsızlık niyetinin olmaması göz önüne alındığında, işten çıkarılmasının çok sert ve haksız bir karar olduğunu hükmetti. Hâkim, Ram’a 46.000 dolar tazminat ödenmesine karar verdi.
Hazırlayan: Mısra Şahin
Editör: Bawer