Uyarı: Bu yazı, zorla besleme, toksik maddelerin solutulması ve hapsetme içeren görseller içermektedir

Hayvanlara yönelik şiddetin insan çıkarları söz konusu olduğunda yasal koruma altında olduğunu gösteren son örnek Birleşik Krallık’tan geldi.

İki ayrı hayvan deney merkezinde çalışmış bir laboratuvar görevlisi, “İşi bırakıp öylece gitmeye vicdanım el vermezdi” diyerek testler sırasında gizlice kaydettiği eziyetin görüntülerini medyayla ve hayvan hakları örgütleriyle paylaştı.

Her iki merkez de İçişleri Bakanlığı’nın denetimi altında ve tamamen yasalara uygun şekilde faaliyet gösteriyor.

İki yıl kadar sürebilen deneyler boyunca hayvanların “aşırı derecede” eziyete maruz kaldığını aktaran çalışan, laboratuvarda duyduğu çığlıkları ve inlemeleri bir türlü aklından çıkaramadığını söylüyor:
“Çalışanlar bazen zihinlerini dağıtmak için müzik açıyordu; ancak hayvanların çektiği acıyı ve ıstırabı görmezden gelmek imkansızdı.”

Hayvanların yalnızca deney sırasında yaşadığı stres bile, ilaç sektöründeki “ilerlemenin” hangi bedel karşılığında gerçekleştiğini açıkça gösteriyor.
2025 yılında çekilen bu son görüntülerde, çalışanların primatların ağzını zorla açarak boğazlarından uzun bir tüp geçirdiği ve test maddesini doğrudan midelerine gönderdikleri görülüyor.
Tavşanlar, domuzlar, fareler ve köpekler toksisite testlerinde yaygın olarak kullanılan zorla besleme yöntemine maruz bırakılan türler arasında.

“Uysal” oldukları gerekçesiyle hayvan deneylerinde tercih edildiği belirtilen beagle cinsi genç köpeklerin deneylerde yaşadıklarına rağmen laboratuvar çalışanlarından yakınlık aramaya devam etmesinin, onları bu işkence mekanizması için en uygun seçeneklerden biri yaptığı belirtiliyor.

Laboratuvarlarda uygulanan bir başka yöntemde, aylar sürebilen deneyler sırasında hayvanlar kimyasal maddeleri solumaya zorlanıyor.
Hareketsiz hâle getirilen hamile tavşanlar, yeni bir ilacın embriyonun hayatta kalması ve gelişimi üzerindeki etkilerini test etmek için kullanılıyor.

Bilinci açık hâldeki fareler, “inhalasyon kulesi” adı verilen sistemde dar tüpler içine hapsedilerek test maddesini solumaya maruz bırakılıyor.

Deri enfeksiyonlarına yönelik ilaçların test edilmesi amacıyla domuzların sırtında kesikler açılarak yaralı bölgelere test maddesi uygulanıyor.

İnsan deneylerinden bir önceki aşamada kullanılan hayvanların büyük bir kısmı, testlerden sonra öldürülüyor.

Hayvanlar üzerinde uygulanan toksisite testleri, ilaçların insanlar için güvenli olup olmadığını ölçmek için gerçekleştiriliyor.

Daily Mail gazetesi, hayvanların maruz kaldığı işkenceyi “Zayıflama iğnelerini test etmek için zorla beslenen maymunlar” başlığıyla duyursa da, görüntüleri çeken laboratuvar çalışanı, baş ağrısı ilaçlarından antibiyotik ve antidepresanlara kadar günlük hayatta yaygın olarak kullanılan pek çok ilacın piyasaya çıkmadan önce bu testlerden geçtiğini not düşüyor.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) geçen yıl yayımladığı bir rehberde, hayvan deneylerinde güvenli bulunan ilaçların yüzde 90’ından fazlasının insan kullanımı için onay alamadığını hatırlatmış ve hayvanların insan sağlığı için yeterli modeller oluşturmadığına dair bilimsel kabulün giderek arttığını vurgulamıştı.

Hazırlayan: Alican E.
Kaynak: toxicity.inc , Daily Mail, Animal Aid