Sadece polisten değil, sizden de korkuyorum. Alın bu bilgiyi, ne yaparsanız yapın: Kol kola direndiğiniz insanlar sizden korkuyor.
Üç gecedir eve dönünce, kıyafetlerimi 15 dakikalık yıkama programına atıyorum. Ama önce trans bayrağını, üç gündür çıkaramadığım yağmurluğumun gizli cebinden alıp çamaşır makinesinin üzerine koyuyorum.Ertesi gün bıraktığım yerden alıyorum, cesaretimi toplayabilirsem bugün açarım diyorum. Korkudan çıkaramıyorum.
Önceki günlerde meydanlarda bayrak açanların videolarını izlerken, yüzlerce kilometre uzaktaki o lubunyaların, tereddüt anını ekranın öteki tarafından hissediyorum. Belki abartıyorumdur, doğru. Ancak bu korkuya nereden kapıldığımı merak ettiyseniz, gidin gökkuşağı bayraklı bir eylem videosunun yorumlarını okuyun.Ülke bu haldeyken, “derdimizi s*kecek” kaç yoldaşımız olduğuna inanamayacaksınız.
Kovduğunuz insanlar, siz yokken o sokakta polisten dayak yiyordu. Yarın, siz evinize döndüğünüzde de yemeye devam edecek. Çok cesur, çok korkusuz olduğundan değil; var olmak için başka çaresi olmadığından. Çünkü, o pankartta yazdığı gibi: “Hiçbir şey böyle yaşamaktan daha korkunç değil!”
Gezi Parkı’na gittiğim ilk akşam, ödüm kopuyordu. Ama sadece POLİS YÜZÜNDEN. Gezi’den bu yana geçen 12 yılda örgütlendim, haklarımı öğrendim, dayak da yedim, gözaltına da alındım. Ama dün akşamki korkuyu yok edebilecek, hiçbir şey öğrenememişim. Özellikle son on yıldır, iktidar eliyle pompalanan nefret siyasetinin neye karşılık geldiğini, kalabalığın içine girdiğiniz ilk anda iliklerinize kadar hissedebiliyorsunuz. Son bir haftadır böyle bir korkuya kapılmadıysanız, öyleyse bu not tam da sizin için yazılmış.
Lütfen,
* Örgütünüzdeki ya da arkadaş grubunuzdaki lubunyaların alana gelişi ve alandan çıkışına destek olun. Kendi güvenliğinizden ödün verin demiyorum: İbn*lere küfür ederek geçen erkek grubu gördüğünüzde, arkadaşınızı arkanıza almaya yarayacak bir adım atmak bile bir şeydir.
* Bizim kaldıramadığımız pankartı, sen tutabilirsin. İlla “Velev ki ibn*yiz!” yaz demiyorum: “Aile Yılı değil, DİRENİŞ YILI!” yazabilirsin mesela. Bu aynı zamanda pankartını gören bir lubunyanın, alanda kimin yanında durabileceği ile ilgili bir bilgi de sunuyor.
* Elinde megafon olan, slogan attıran eylemcilerden biriysen LGBTİ+’ları da kapsayacak bir söz üret. “Nerdesin Aşkım?” diye bağır demiyorum: “Batsın, batsın! Ahlakınız batsın!” diyebilirsin mesela.
* Gözaltına alınmadıysak, en zoru alandan ayrılmak. Gökkuşağı maskesi takmış ya da size lubunya olduğunu düşündüren herhangi bir ifade sunmuş kişilere -özellikle bir gruba dahil değillerse- bir süre birlikte yürüyebileceğinizi söylemenin ne kadar kıymetli bir teklif olacağını size tarif edemem.
* Hiçbir şey yapamıyorsanız, şimdi telefonunuzu elinize alın ve lubunya bir arkadaşınızı arayıp sorun: “Akşam eyleme birlikte gidelim mi?”
Görsel: Alican E.