Afganistanlı Trans Erkek Azad: “Yaşamak İçin Yardımınıza İhtiyacım Var.”

“Ben Afganistanlı trans erkek Sarwar Azad. İki ay içinde bulunduğum ülkeden Taliban yönetimindeki Afganistan’a iade edileceğim. Yaşam hakkım için yardımınıza ihtiyacım var.”

Sertaç Bozkurt yazdı.

Ölüm, Yas ve Keşkeler Üzerine

Bawer Murmur annesinin ölümü ve sonrasında yaşadıklarını yazdı: “LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılık deyince herkesin aklına benzer şeyler geliyor: şiddet, ölüm, işten kovulma, aşağılanma vs. Ancak fobiler sanıldığında çok daha sinsi bir biçimde günlük hayata/ilişkilere sirayet etmiş oluyor. Bir taziye evinde size misafir muamelesi yaparak çıkıyor ortaya mesela. Annenizin taziyesinde hem de. Size annenizi uzaktan bir akraba gibi hissettiriyor. Annenizin kaybına sizi yabancılaştırıyor.”

Ofansif Mizahın Bedelini Kimler Öder?

“Netflix’e yaptığı stand-up gösterisinde translara nefret saçarak milyonlar kazanan Dave Chapelle’e, zengin erkeğin fakir kadınla aşk yaşadığı yaz dizisinde cast’ı hazır olan karikatürize eşcinsel karaktere ya da nefret nesnesine dönüştürülen kimi siyasilere alel tecel şalvar fotoşoplayan karikatür dergilerine gülmeyi reddetmenin ve ötekilerin mizahını sahiplenmenin hayati olduğunu düşünüyorum. Adımın duyar kasana çıkmasından zerre çekinmeyerek, LGBTİ+ bakışıyla mizah üzerine bir şeyler söylemeye devam etmek istiyorum.”

Fulden Ergen yazdı.

Ahmet Güntan’la Umutsuzluğun Everesti’nde Bir Söyleşi

“Ben umutsuzlardanım. Ne olacaksa olacak, hep beraber göreceğiz, durdurabileceğimizi sanmıyorum. Umutsuzluğu apaçık dile getirebilecek tek insanlık uğraşı sanat. Bir hukukçu umutsuzluğu dile getirdiği anda hukuk dayanağını kaybeder, düşer. Ben umutsuzluğumu dile getirebilirim, masalcıbaşı değilim, gerçekçi olmaya çalışan bir şairim. Ben pembişlerdenim.”

İlker Hepkaner’in söyleşisi.

Non-binary Sporcular Cinsiyete Dayalı Spor Dünyasında Yönlerini Nasıl Bulmalı?

“Bazı non-binary sporcular küresel çapta tanınırlık kazansalar bile, hala sadece yarışabilmek için modası geçmiş politikaların arasında yönlerini bulmak zorundalar.” Lauren Rowello’nun yazısını Ari P. Büyüktaş çevirdi.